Sosyal Medyanın Ölçü Birimi Rakamlar Değil Duygulardır!

“Şu anda 70 milyon bizi izliyor” ile “Şu anda markamızı 1 milyon kişi beğeniyor” cümleleri arasındaki benzerliği bulabilir misiniz?

“Şu anda 70 milyon bizi izliyor”

Bu cümleyi 90 öncesi doğumlular rahatça hatırlayacaklardır. Televizyonda bir konuk canlı yayında konuşurken tüm Türkiye’nin kendisini izlediğini düşünen bir zihniyetle bu cümleyi kurardı. Yayının verdiği heyecan ile kendini giderek daha önemli hisseder ve bu cümleyi birkaç defa daha tekrarlardı. Fakat o anda kendisini izleyen, hatta dikkatle dinleyen sayısı belki 70 bin bile olamıyordu.

“Şu anda markamızı 1 milyon kişi beğeniyor”

Bu cümleye baktığımızda ise bugün sosyal ağlarda varlık gösteren büyük bir çoğunluğun aynı dürtüyle 70 milyon olmasa da daha küçük ölçekte binlerce takipçim, beğenim ve paylaşımım olsa diye hayaller kurduğunu görüyoruz. Markaların pazarlama iletişimi faaliyetlerinde ise milyonluk erişim ve takipçi rakamlarının hedef olarak koyulduğunu görmek mümkün.

Benzerlik…

Rakamlar farklı olsa da iki cümlede de yüksek rakam arzusu ve erişim isteğiyle, ölçümleme yöntemi ortak bir noktaya sahip, daha fazla daha fazla daha fazla insan ve büyük rakamlar… Fakat bugün büyük rakamların yerini büyük ve doğru deneyimlerle, kalıcı pozitif duyguların aldığını görmek ve anlamak gerekiyor.

Eskisi gibi daha fazla insana ulaşmanın, daha fazla takip edilmenin, başarının, sadakatin ve istenilen satışların anahtarı olmadığı çok net. Hatta, markaların mesajlarını ve reklamlarını daha fazla insanın takip ettiği değil, aksine markanın müşterisini takip edip tanımaya ve anlamaya çalışması gereken bir dönem yaşıyoruz.

Yıllardır geleneksel medya erişiminde, kitlesel iletişim ölçümleme yöntemlerine baktığımızda “Reyting” ve “Tiraj” en önemli ölçümleme birimleriydi diyebiliriz. Bu iki ölçümleme biriminin ortak noktası daha çok kişiye ulaşmaktı. Fakat bugün daha çok cümlesinin yerini teknolojik imkânlar, bireysel değer segmentasyonu yapabilme kabiliyeti ile daha az ama daha doğru kişi cümlesi alması gerekirken yine eski ve rakamlara dayalı bakış açısının, sosyal medya ölçümlemelerini de ele geçirdiğini görüyoruz.

İletişimde ve Ölçümlemede Dönüşüm Gerekiyor!

Eski pazarlama, reklam ve kampanya alışkanlıklarının dijital mecraya taşındığı bu yeni dünyada, sosyal medya kampanyaları planlanırken halen hedef kitleler kelimesi kullanılmaktadır. Yani bir başka deyişle; yeni mecrada eski davranış alışkanlıkları ve ezberleri devam etmektedir. Kitleleri etkileme arzusundan bir şey kaybedilmediği gibi, artık daha büyük hedef kitle hayalleri kurulmaktadır.

Fakat yeni dünyada iletişimin ve ilişkinin odağında artık markanın/kurumun kendisiyle konuşmasını isteyen tüketicinin ta kendisi var… Tüketiciler topluluğu değil. Artık kitleden bireye ulaşan bir yapı yerine, bireylerden kitlelere ulaştığımız bir dönemin tam ortasındayız.
Sosyal medya iletişimine ve ölçümlemelerine bu bağlamda yeniden düşünerek yatırım yapmakta fayda var. Zira yeni dünyada “hedef kitle” değil “hedef birey” var…
Unutmamak gerekiyor ki; “Bireye” ulaşmayan mesaj da yeni dünyada aslında hedefine ve çevresine ulaşmamış olacaktır…

Son Sözüm;
Hedef bireye dokunmak için yeni dünyada ölçü biriminiz rakamlar değil, duygular olsun!