Mayıs, 2010 için arşivler
Oraya Çöp Dökmeyin :)
20 May
Bugüne kadar sadece izlemekle yetindiğim bir projeydi “lagunacoupebenimolacak”. Bir çok olumlu/olumsuz yazı okudum bu konuda. Çok fazla fikir beyan etmedim. Cem’i yüzyüze gördüğümde de başarılar dilemiştim.
Projeyle ilgili ise en çok merak ettiğim; bu projenin kurgu olup olmadığıydı. Cem bu konuda ısrarlı bir şekilde kurgu olmadığını söylüyordu. Yalan söyleyecek hali yoktu ya kocaman adamın. E tabi bu noktada başarılar dileyip yolun açık olsun demekten öteye ne denirdi ki?
Bugün karşılaştığım bir sahne ise; bu projenin terazinin neresinde olduğunu tekrar sorgulamama neden oldu. Fotoğraflarını aşağıda görebilirsiniz. Fotoğraflar kadıköy rıhtımdan… Buranın dışında başka bir kaç yerde daha gördüm, çekebildiklerim aşağıda.

Şimdi neden sorguladığımı şöyle anlatayım. Renault markası ya da başka bir marka yıllık pazarlama planlarını belirlerken; vermek istedikleri mesaj, kurgu ve daha birçok detayı; medya satın alma ve kreatif ajans ile birlikte düşünüyorlar. Zaman çizelgesini birlikte belirliyorlar. Belirlenen bu çizgide aykırı bir durum olmaması ya da tüketiciye karşı ters düşmemek için; birçok konu detaylıca konuşuluyor, eleniyor ve stratejik kararlar alınıyor.
Şimdi yukardaki fotoğraflarda yer alan ve çöp tenekesi üzerine yapıştırılmış bu stickerları Cem Batu planladıysa; bu işin baskısı, yapıştıracak adamı falan derken cepten bolca para harcıyor demektir
Ha yok gönüllüler ve sponsorlar varsa hadi ona da tamam diyorum.
Bu taraftan bakınca sorum şu; Renault’ya ait bir araba modelinin üzerinde olduğu stickerları belediyeye ait bir çöp tenekesinin üzerine yapıştırmanın markaya nasıl bir getirisi olur? Bende açıkçası çok pozitif bir izlenim bırakmadı. (Bu arada o çöp tenekelerinin üzerine sticker yapıştırmak yasak diye biliyorum… Hatta cezası var)
Ha diyelim ki bu proje bir kurgu ve bu da kurgunun bir parçası ve billboard yerine böyle bir plan uygulanıyor. O zaman da Cem’in söylediklerini düşünüyorum.
Açıkçası iki arada bir derede kaldım. Ama bende terazi yukardaki durumu görünce kurgu olduğuna doğru kaydı biraz.
Projenin başarılı olması ya da olmaması bana bir katkı sağlamıyor. Ben olayı marka yönüyle değerlendiriyorum sadece.
Ama daha önemli bir konu var! Ben bu fotoğraflardaki durumu ne projeye ne de Renault’ya yakıştıramadım. Sırf bunu söylemek için bu kısa yazıyı yazdım. Cem zaten detaylarını söyler biz de cevabını görürüz.
Bu arada Cem ile hiçbir sorunum yok. Aman yanlış anlaşılmasın merakla izliyor ve sonucu bekliyorum. Sadece çöp tenekesi üzerindeki bir markanın onay verdiği projeyi değerlendirdim.
İzmir Ekonomi Üniversitesi – Sosyal Medya Workshop
16 May
İzmir başka bir şehir, başka bir güzelliği var. Hele o kordonda gün batımının! İstanbul’da da deniz var, gün batımı var evet çok güzel ama İzmir’de sanki bir başka batıyor aynı güneş
Geçtiğimiz perşembe 13 Mayısta İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin davetlisi olarak İzmir’e gitme fırsatı yakaladım. Kısa bir ziyaret olacaktı, Sabiha Gökçen Havalimanından sabah 09:55 uçağıyla İzmir, sonrasında 14:30 – 17:30 Halkla İlişkiler bölümünün iletişim dersine “Sosyal Medya” konulu konuk hoca olarak girecek, ardından 20:55 uçağıyla İstanbula geri dönecektim. Bu plana sadık kaldım ama arada 1 saat olsa da kordona gitmeyi ihmal etmedim
Gayet keyifli pırıl pırıl bir İstanbul sabahından rahat bir uçuş ile İzmir’e ulaştım. Havalimanında beni karşılayan Erdal Erdoğdu
büyük bir incelik ile havalimanından günlük tüm programımda bana yardımcı olmayı ihmal etmedi. Ayrıca bu organizasyonu planlayan kişiolarak beni İzmir’e davet etmesinden dolayı tüm içtenliğimle teşekkür ediyorum.
Havalimanından okula geçtikten sonra İzmir Ekonomi Üniversitesi iletişim fakültesi halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümü öğretim görevlisi Selin Türkel’in odasına geçtik. Selin hanımda Erdal Erdoğdu kadar bu ziyaretten çok memnundu. Tanışma faslının ardından hep birlikte yemeğe geçtik ardından okulun bahçesinde keyifli bir sohbet eşliğinde kahvelerimizi yudumladık.
Derse katılacak öğrenciler iletişim fakültesi öğrencileriydi ve onlara anlatacağım konu aslında mezun olduklarında karşılaşacakları yeni medyanın ta kendisiydi. Bu yeni medya hem markaları hem son kullanıcıyı hemde iletişim profesyonellerinin tüm anlayışlarını yeniden şekillendiriyordu.
Derse katılım çok iyiydi bu nedenle mutlu olduğumu ifade etmek isterim, tamamen dolu bir dersliğe bu konuyu anlatmak üstelik interaktif bir şekilde can alıcı sorular ile 3 saat geçirmek mutluluğuma ayrıca bir keyif kattı.
Konuştuğumuz konuların başlıkları şu şekildeydi;
Öğrencilerden gelen önemli soruların başında dijital dünya’da markanın ve kişilerin hukuki haklarının sınırı, içinde bulunduğu durum geliyordu.
3 Saati tamamladığımızda öğrenciler, şu an ders olarak okudukları iletişim prensipleri ve halkla ilişkilerin, aslında gelecekte nasıl şekil değiştireceğini görmeleri açısından faydalı olduğunu dile getirdiler. Soru cevap şeklinde ilerleyen ders bir çok kritik soru cevap ile noktalandı.
Selin Hanımın’da bir sonraki sene düzenleyecekleri bir iletişim konferansına beni davet etmesiyle dersi kapattık. Toplu fotoğrafımızı çektik
Henüz üniversitelerin iletişim fakültelerinin halkla ilişkiler veya medya bölümlerinde Yeni medya çok zayıf işlenir durumda bazı üniversitelerde ise hiç işlenmiyor. Bu nedenle bu tarz workshoplar hem öğrenciler hemde okulun vizyonu açısından büyük yarar sağlıyor. Bu vizyonu ve keyfi paylaşan İzmir Ekonomi Üniversitesi yetkililerine Erdal Erdoğdu ve Selin hanıma teşekkür ediyor tekrar görüşmek dileğiyle diyorum.
Kısa sürelide olsa Kordon’u ihmal etmediğimi söylemiştim kordondan hem gün batımı hemde keyifli 1-2 kareyide sizlerle paylaşarak yazımı sonlandırıyorum.
Yaptığım sunumu isteyen öğrencilerin benimle iletişimi geçmelerini rica ediyorum kendilerine mail ile gönderebilirim.
Bana ulaşmak için ercumentbuyuksener [at] gmail.com
İstanbul Üniversitesi – İTO Konferansı
16 May
5 Mayıs’ta İstanbul Üniversitesi Diplomasi Kulübünün düzenlemiş olduğu girişimcilik konferansında panel konuşmacısıydım. Panelde değerli genç girişimciler ile bir arada olmak çok keyifliydi. Ayrıca salonu dolduran gençlerin gözlerindeki girişimcilik parıltısıda panele ayrıca bir değer katıyordu. Beni bu panele konuşmacı olaral refere eden unibir.net’e de teşekkür ediyorum.
Panele katılımım ile tanıştığım değerli kişiler arasında SEYYİD MAHMUT NEBATİ ( (TOBB) İstanbul İl Genç Girişimcilik Kurulu) FUAT SAMİ (Lab-x Kurucu Başkanı ve GYİAD Yön. Kur. Üyesi) bulunmaktaydı. Diğer katılımcı Samet Ensar Sarıyı ise hem iş hayatından hemde arkadaşım olarak tanıyordum. Moderatörümüzün ve diğer konuşmacıların hikayeleri ilgi çekiciydi. Fuat Bey’in yatırımcı rolü ve bu rolü üstlenirken yaşadığı hikayeler, süreçler gençlerin ufkunu açacak bir içeriğe sahipti. Yatırım yaptığı projelerden biri olan kobay fare üretim tesisi ise dinleyicilere fırsatın ne kadar sıradışı şeylerde olabileceğinide gösterdi.
Konuşmamda bahsedeceğim konularda, Seyyid MahmutBey’in bir meydan okuma olduğunu söylemesi ilgimi çeken bir yorum oldu
Üniversite yok, Para yok, Ofis yok ama şu an iş hayatımda bulunduğum konuma geliş hikayem katılan öğrencilerin bayağ ilgisini çekmiş olacakki çıkışta uzun uzun sohbet etme isteklerini güzel bir şekilde değerlendirdik. Hem öğrencilere hemde diplomasi kulübüne bu güzel etkinlikten dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu tarz keyifli organizasyonlarda daha çok genç ile bir araya gelip bugünü ve geleceği konuşmak bana da büyük keyif veriyor. Güzel bir gelecek için daha çok yerde daha fazla konuşmak, tartşmak ve planlamak dileğiyle.

















