Sanayi Ekonomisinden Bilgi Ekonomisine Geçişin Hikâyesi

hbrtr_logo

Bu yazı Harvard Business Review Türkiye için yazılmıştır.

Bundan 20 sene önce bir Finlandiya şirketi, yarattığı markasıyla ve ürünleriyle tüm dünyanın avucunun içinde ve parmaklarının ucundaydı. Önemli bir çoğunluk, teknoloji sanayisinin bu öne çıkan oyuncusunun cihazını kullanıyor hatta birbirine tavsiye ediyordu. Parmaklara hükmeden “Connecting People” sloganıyla insanları birbirine bağlayan bu markayı tahmin edemediyseniz hemen söyleyeyim, NOKIA’dan bahsediyorum. Nokia bir zamanlar dünya çapındaki cep telefonu piyasasında egemenliğini sürdürüyordu ancak Finlandiya’nın en büyük şirketi artık başka topraklarda başka bir hikayenin oyuncusu haline geldi.

Sanayi ekonomisinin sonlarına yaklaşırken üretim aşamasında süreçler, sonuçlar ve skorlar değişmeye başladı. Artık en iyi cep telefonunu, teknolojik cihazı üretmek yetmiyor yeni değerler de yaratmak gerekiyordu. Yani Sanayi ekonomisinden, bilgi ekonomisine geçiş yaparken asıl mesele; teknoloji sanayisinin gözbebeği son model cihazlar üretmekten daha fazlasıydı…

Sanayi Ekonomisine Kızgın Kuşlar

Yıllar sonra NOKIA’nın maddi/manevi kayıplarına ve sonunda satışına yaklaşırken yine dünya çapında büyük değer yaratan bir başka Finlandiya şirketi ile tanıştık. Üstelik yine dünyanın parmaklarına hükmediyordu ve yine kullanıcılar birbirine durmadan tavsiye ediyordu. Fakat bu sefer ortada ne bir cihaz, ne süslü rakamlar, ne de büyük teknik özellikler vardı. Yalnızca insanları eğlendiren, gülümseten, keyifli vakit geçirmelerini sağlayan ve en önemlisi “mutlu” eden bir değer vardı. Üstelik kendi ekosistemini de yaratıyordu. O değerin sahibi ROVIO MOBILE, adı ise “Angry Birds”tü. Kızgın kuşlar markası, farklı cihazların farklı uygulama dükkânlarında Finlandiya’dan dünyanın farklı noktalarındaki parmak uçlarına doğru yola çıkmıştı.

Bu anlattıklarımı kanıtlarcasına bir başka olayı daha sizlerle paylaşmak istiyorum. ROVIO şirketinin pazarlama şefi Peter Vesterbacka tarafından Helsinki’de düzenlenen “2012 Slush” girişimcilik etkinliğinin ana konusu olarak “NOKIA’dan sonra Finlandiya” konusunun açılış konuşmasında yer aldığının ve etkinlik süresince işlendiğinin de altını çizmek isterim.

Bu anlattığım hikâyenin kısa bir özetine baktığımızda; Dünyanın farklı yerlerindeki “parmak uçlarına” hükmeden bir Finlandiya şirketinden (NOKIA) yine dünyanın farklı yerlerindeki “parmak uçlarına” hükmeden bir başka Finlandiya şirketine (ROVIO) geçişin öyküsü diyebiliriz.

Kurallardan, Değerlere Yolculuk!

Değişen en önemli unsur artık ekonomiyi sanayi devriminin kuralları ile değil, bilgi ve iletişim ekonomisinin değerleri ile oluşturuyoruz.

Özellikle Seth Godin’in son İstanbul ziyaretinde bahsettiği “Bağlantı Ekonomisi” kavramını bu bağlamda değerlendirdiğimizde aslında konunun sadece bağlantılar kurmaktan ziyade, bağlantılar kurabilecek değerlere odaklanmak olduğunu da görebiliyor olmalıyız. Bu nedenle ben bugünkü ekonomiyi “bağlantı” olarak tanımlamak yerine “Bilgi ve Değer Ekonomisi” olarak tanımlamayı daha doğru buluyorum.

Eğer sadece ürün üretmek ve bağlantılar kurmak yeterli olsaydı, yıllarca “Connecting People” sloganıyla dünyayı etkisine alan bir markanın değer yaratamadığı için bu bağlantıları teker teker kaybettiğini görmezdik.

Eğer bugünün bilgi ekonomisinde güçlü ve iyi bir oyuncu olmak istiyorsanız; önce yaratacağınız değere odaklanın ve sanayi ekonomisinin kurallarıyla üretim yapmaktan vazgeçin.

Değişen dünyaya kulak verin…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir