<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ercüment Büyükşener &#124; Blog &#187; Pazarlama Üzerine</title>
	<atom:link href="http://www.ercument.org/category/geleneksel-ve-dijital-pazarlama-uzerine/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ercument.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Dec 2011 11:54:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Facebook uyarıyor, marka ve ajanslar ne kadar dinliyor?</title>
		<link>http://www.ercument.org/2011/12/19/facebook-uyariyor-marka-ve-ajanslar-ne-kadar-dinliyor/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2011/12/19/facebook-uyariyor-marka-ve-ajanslar-ne-kadar-dinliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 07:08:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=1154</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı &#8220;Sosyal Veriyi Anlamlandırmak&#8221; isimli ilk yazımın devamı niteliğindedir. Markaların sosyal medyada yaptığı çalışmalarda bilinirlilik ve farkındalık yaratmak hep ön planda oldu. Ancak bunun yanında kendisini takip eden ya da uygulamasını kullanan tüketicisininin verilerini toplayarak müşteri ilişkileri yönetimi programına bu verileri kaydetmek markalar için ayrı bir önem taşıyordu. Tabii ki Facebook&#8217;ta hayata geçirilen 3.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/12/facebook-hesap.jpg"><img class=" wp-image-1160 alignleft" title="facebook-hesap" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/12/facebook-hesap-300x223.jpg" alt="" width="191" height="143" /></a>Bu yazı &#8220;<a href="http://www.ercument.org/2011/08/20/sosyal-veriyi-anlamlandirmak-1/" target="_blank">Sosyal Veriyi Anlamlandırmak</a>&#8221; isimli ilk yazımın devamı niteliğindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Markaların sosyal medyada yaptığı çalışmalarda bilinirlilik ve farkındalık yaratmak hep ön planda oldu. Ancak bunun yanında kendisini takip eden ya da uygulamasını kullanan tüketicisininin verilerini toplayarak müşteri ilişkileri yönetimi programına bu verileri kaydetmek markalar için ayrı bir önem taşıyordu. Tabii ki Facebook&#8217;ta hayata geçirilen 3. parti uygulamalar sayesinde toparlanan veriler, yapılan anketler ve daha bir çok farklı şekilde toplanan &#8220;yarım yamalak&#8221; tüketici verileri marka için çok değerli olarak algılanıyordu. Sosyal medya alanında hizmet veren, vermeyen ama bu işlere bulaşan bazı ajanslarda bu durumdan istifade markalara tüketici verilerini vaad eden yazılımlar, uygulamalar geliştirdiler. Ya da geliştirdikleri kampanyalar ile tüketici verisine odaklandılar. Özellikle Facebook bu konuda markalara bir cennet olarak tanıtıldı, tanımlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bu noktada bana göre asıl önemli konu, geçtiğimiz günlerde Facebook&#8217;tan dünya çapında yayınlanan <a href="http://www.ercument.org/2011/09/30/mark-zuckerbergden-mektup-var/" target="_blank">mektupta</a> olduğu gibi kullanıcı verilerinin gizliliği ve paylaşımı konusudur. Tabii bununla birlikte Facebook&#8217;tan ticari beklentileri olanların da buna göstermesi gereken özen altı çizilmesi gereken bir detaydır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıda Facebook&#8217;un kullanıcı bilgilerinin ajanslar tarafından nasıl kullanılamayacağına dair maddeleri var. Bu kullanım şartnamesinin tamamına <a href="https://www.facebook.com/legal/terms">https://www.facebook.com/legal/terms</a> adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle sarı çizgili alanları okursanız, ben şu soruyla yazımı bitirmek istiyorum Facebook&#8217;un bu uyarısına ve kurallarına rağmen hala Facebook üzerinden tüketici datasıyla CRM verilerini zenginleştirmeyi düşünenler kimler? Ve hangi ajanslar bu kurallara rağmen kullanıcı datalarını bu kadar rahat toparlayıp markalarla paylaşabiliyor ya da bunu vaad edebiliyor?</p>
<p style="text-align: justify;">*Bu yazımın ihtiyaçlar doğrultusunda ve belirlenen kurallar dahilinde yapılan işleri kapsamadığının altını ayrıca çizmek isterim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/12/facebook_terms.png"><img class="aligncenter  wp-image-1155" title="facebook_terms" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/12/facebook_terms-1024x519.png" alt="" width="613" height="310" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2011/12/19/facebook-uyariyor-marka-ve-ajanslar-ne-kadar-dinliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Veriyi Anlamlandırmak</title>
		<link>http://www.ercument.org/2011/08/20/sosyal-veriyi-anlamlandirmak-1/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2011/08/20/sosyal-veriyi-anlamlandirmak-1/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Aug 2011 14:35:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Follower]]></category>
		<category><![CDATA[Like]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Veri]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=1077</guid>
		<description><![CDATA[Markaların son dönemde &#8220;Sosyal Medya&#8221;ya yaptığı yatırımlar hızlı bir yükselişte. Marka yöneticileri kafasını ne tarafa çevirse &#8220;Dijital Ajans&#8221; &#8220;Pr&#8221; &#8220;Event&#8221; &#8220;Reklam Ajansı&#8221; vs. sürekli bir sosyal medya motivasyonu ile karşılaşıyorlar. Sosyal Medyada öncelikli hedef markanızın tüketicilerine ve potansiyel müşterilerinize ulaşmak. Ancak önemli bir konunun atlanıldığını düşünüyorum. Adı üstüne &#8220;Sosyal&#8221; olan bu dünyada hedef kitlenize ulaşırken onların sosyal&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Markaların son dönemde &#8220;Sosyal Medya&#8221;ya yaptığı yatırımlar hızlı bir yükselişte. Marka yöneticileri kafasını ne tarafa çevirse <strong>&#8220;Dijital Ajans&#8221; &#8220;Pr&#8221; &#8220;Event&#8221; &#8220;Reklam Ajansı&#8221; vs.</strong> sürekli bir sosyal medya motivasyonu ile karşılaşıyorlar. Sosyal Medyada öncelikli hedef markanızın tüketicilerine ve potansiyel müşterilerinize ulaşmak. Ancak önemli bir konunun atlanıldığını düşünüyorum. Adı üstüne &#8220;Sosyal&#8221; olan bu dünyada hedef kitlenize ulaşırken onların sosyal paylaşımlarını ve takip ettikleri içerikleri ne kadar tanıyorsunuz?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/08/ROI_2.png"><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1079" title="ROI_2" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/08/ROI_2.png" alt="" width="600" height="484" /></span></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gerçekten dijital ve sosyal bir marka yaratmaya çalışırken, asıl isteğiniz sosyal anlamda tanımadığınız ama müşteriniz olmasını istediğiniz (belkide istemediğiniz) kişilerin sizi <strong>&#8220;Like&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;Follow&#8221;</strong> etmesi midir?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yoksa gerçekten markanız ile hedef kitleniz arasında kişilere ve karakterlere göre özelleştirildiğiniz sosyal bir marka dünyası yaratmak mıdır? Seçiminiz markanızın dijital geleceğini tümüyle etkileyecektir.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Marka yöneticilerinin tam da bu noktada durup düşünmesi ve kendilerine şunu sorması gerekiyor. Gerçekten<strong> &#8220;Sosyal Medya/Mecra&#8221;</strong> kelimesinin karşılığını vererek mi bu dünyada yer alacaklar/alıyorlar?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Like ve Takipçi sayınızın arttığı platformlarda hedef kitleniz olduğunu var saydığınız insanlara &#8220;içerik okyanusu&#8221; içerisinde sağından solundan su sıçratmaktan vazgeçin ve onların ne istediğini dinleyerek Sosyal Medya yatırımlarınıza bu yönde şekil verin.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2011/08/20/sosyal-veriyi-anlamlandirmak-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medyada Marka Elçiliği</title>
		<link>http://www.ercument.org/2011/08/16/sosyal-medyada-marka-elciligi/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2011/08/16/sosyal-medyada-marka-elciligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2011 23:25:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=1064</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı BrandAge Dergisi Ağustos Ayı sayısında yayınlanmıştır. İletişimin dijital alanda hızla geliştiği ve sosyalleştiği günümüzde, markalar da artık tüketicilerini dijital ve sosyal dünyada dinlemeye, değerlendirmeye çalışıyorlar. Bu iletişim sürecinde birçok farklı dijital stratejiyi uygulayan markaların, ürünlerini pazarlama ve kurumsal iletişimin yanı sıra kendini markaya ait hisseden ve savunan tüketiciler yaratma isteği de üstü çizilemez&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Bu yazı BrandAge Dergisi Ağustos Ayı sayısında yayınlanmıştır.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">İletişimin dijital alanda hızla geliştiği ve sosyalleştiği günümüzde, markalar da artık tüketicilerini dijital ve sosyal dünyada dinlemeye, değerlendirmeye çalışıyorlar. Bu iletişim sürecinde birçok farklı dijital stratejiyi uygulayan markaların, ürünlerini pazarlama ve kurumsal iletişimin yanı sıra kendini markaya ait hisseden ve savunan tüketiciler yaratma isteği de üstü çizilemez bir gerçek.  Bu sınırları çizilemeyen dijital dünya içerisinde markalar her an her platformda varlığını sürdüremeyebiliyor.  Ancak tüketicilerin her an vakit geçirdiği sosyal medyada, markayı savunmaya hazır, marka elçileri yaratmak büyük önem taşıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçmişten bugüne marka elçileri, gönüllü ve anlaşmalı (ücretli) olarak ikiye ayrılmaktaydı. Markayı savunan, anlatan ve peşinden kitleleri sürükleyen kişilere marka elçileri diyebiliriz. Günümüz dijital iletişim çağında eski yöntemler ile parayla satın alınan ünlü yüzler, eskisi kadar kuvvetli olmasa da işe yarıyor. Ancak, markanın geleneksel kavramlar olan kalite ve etik davranışlarından taviz vermeden yarattığı memnuniyetin doğal bir süreçle sosyal medyaya yansımasının, en doğru ve kuvvetli tüketici bazlı marka elçiliğini yarattığını söyleyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/08/1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1066" title="1" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/08/1.jpg" alt="" width="589" height="343" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Peki, Markalar Ne Yapıyor/Ne Yapmalı?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Markaların tüketicisine yakınlaşmak için bu dönemde elinde çok büyük bir fırsat ve ortam var. Bu fırsatın adı “Sosyal Medya”. Son birkaç senedir marka yöneticilerinin karşısına bu dünya her çıktığında, “acaba burada nasıl var oluruz?” gibi sorular gündeme geldi. Sonrasında kararlar alındı ve sosyal medyaya kontrollü veya kontrolsüz bir şekilde girmeye, ilgili platformlarda var olmaya çalıştılar. Kimileri tüketicisiyle sürdürülebilir bir iletişim yakalarken; kimi markalar ise sosyal medya girdabının içinde kaybolup marka güvenini diplere çekerek tüketicisinden geçer not alamadı ve sınıfta kaldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Oysa ki sosyal medyada tüketicilerinizden sadık bir ordu yaratmanın yolu, sadece Facebook ve Twitterda bir sayfa açıp reklam vermek kadar basit değil. Her adım, üzerinde çalışılmış bir strateji ve plan dâhilinde olmalı. Bir ucunun da geleneksel hizmet/ürün kalitesine bağlı olduğu unutulmamalı. Zira iletişim, sosyal medya kavramı ile var olmadığı gibi; evvelindeki tecrübeyi de yeni mecranın gereklilikleri ile birleştirdiğinde bütünleşik bir başarı sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Sosyal Medyada markanın var olması ve yüz binlerce tüketicinin markayı beğenip takibe alması, markanızın binlerce marka elçisi ya da hayranı olduğu anlamına gelmiyor. Şu an yaşanan en büyük yanılgının bu olduğunun altını çizmek gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durum sadece beğen/takip et butonuna basmış bir daha sayfanıza ne zaman uğrayacağı ya da ürettiğiniz içerikle iletişime geçeceği bilinmeyen, iletişimi sorgulanan ama takipçi sayısı yüksek sayfalardan ibaret olacaktır. Bu noktada markaların atması gereken kritik bir adım ise sosyal medyayı amaç değil araç haline getirerek tüketicilerine üstün hizmet kalitesini sunacak ve bağlılık geliştirecek uygulamalar ve şirket politikaları sunmaktır. Bunun da tek yolu dijital işlemlere değil; ilişkilere ve iletişime yatırım yapmaktan geçmektedir. Yani tüketicinizi tanımak ve ona özel, kendini ait hissedebileceği bir dünya yaratmak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><br />
Tüketiciler Ne İstiyor, Nasıl Marka Elçisi Oluyor?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir tüketicinin sosyal medya platformlarında kullandığı markayı savunur ve anlatır hale gelebilmesi için birkaç farklı pozitif deneyimi sürdürülebilir bir şekilde yaşaması gerekmektedir. Bu aşamalar sırasıyla,</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/08/2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1067" title="2" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/08/2.jpg" alt="" width="604" height="176" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Tutkulu bir kullanıcının markanın pazarlamasındaki rolü geçmişe göre çok daha büyüktür. Eskiden sadece pozitif deneyimler 5-10 kişi ile paylaşılabilirken; şu an binlerce, hatta yüz binlerce kişiyle saniyeler içerisinde deneyimin paylaşılması mümkün. Tabii bu durum aynı şekilde negatif bir deneyim için de geçerli&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Gönüllü marka elçileri, yani sadece markayı kendi tercihleriyle beğenip hiçbir maddi beklenti içinde olmadan elçilik yapanlar, markaya en büyük desteği sağlayanlardır. Ancak gönüllü marka elçisi olan tüketicilerin dezavantajı, aşırı sevgi ve destek durumunda ortaya çıkmaktadır. Örnek olarak; aşırı derecede bir markanın savunuculuğunu ve tanıtımını yapan birisine dış çevrelerde çoğunlukla itibar edilmez. Ortalama bir sosyal medya kullanıcısının marka hakkındaki pozitif deneyimleri, yorumları ve paylaşımları, aşırı pozitif tepki gösterenlere göre daha etkili olmaktadır.<br />
<strong>Peki Ya Sonuç?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Markaların sundukları ile tüketicilerin beklentilerini ve yaklaşımlarını bir sonuca bağlamamız gerekirse; aşağıdaki maddeleri Sosyal Medyada Marka Elçisi Olmak ve Oldurmak için sıralayabiliriz;</p>
<p style="text-align: justify;">1-      Tüketicileriniz ile aranızda sağlam bir köprü kurun ama bu köprüyü daima kontrol altında tutun.</p>
<p style="text-align: justify;">2-      Tüketiciler ile aranızdaki köprüyü Facebook ve Twitter gibi tek bir kanaldan ve platformdan değil; geleneksel ve dijital kanalları harmanlayarak profesyonel bir iletişim stratejisi ile oluşturun.</p>
<p style="text-align: justify;">3-      Müşterilerinizin söylemlerine kulak verin, onları dinleyin, söylemlerini değerlendirin ve markaya değer katabilecek önerileri zaman kaybetmeden hayata geçirin.</p>
<p style="text-align: justify;">4-      Tüketicilerin bir araya gelebileceği ve kendini ait hissedebileceği dijital ve gerçek ortamlar yaratın. Yaratılan topluluğun oluşturacağı iletişim, marka etrafında bir süreklilik kazanacak ve markaya bağlılığı arttıracaktır. Çünkü bu tarz deneyimler, tüketiciler için unutulmaz olup markaya aidiyet ve marka için değerlilik duygusunu güçlü kılar.</p>
<p style="text-align: justify;">5-      Sosyal medyayı sadece bir dijital iletişim aracı olarak değil “müşteri memnuniyeti ve ilişkilerini yönetebileceğiniz” bir platform olarak konumlandırın.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/08/3.jpg"><img class="size-full wp-image-1069 alignleft" title="3" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/08/3.jpg" alt="" width="270" height="186" /></a><br />
Tüm bu maddelerin gerçek ve dijital hayata yansıması ile sosyal medyada hem tüketicilerin memnuniyetini kazanacağınızı hem de deneyimleriyle sizi koruyacak yüzlerce tüketici oluşacağını unutmayın.</p>
<p style="text-align: justify;">Markaların ürün ve hizmetlerinde bazı hataları olabilir. Ancak asıl önemli olan; öncesinde samimiyetle sunulan pozitif iletişim ve yaklaşımların, tüketiciler üzerinde yarattığı etkinin marka savunuculuğuna dönüşmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Her reklamın bir süresi ve bütçesi vardır. Oysa markanızı sizin kadar sahiplenecek marka elçilerinden oluşan bir topluluğa değer biçemezsiniz. Çünkü gerçek deneyim içerir, ikna edicidir ve marka memnuniyeti ile duygusal bağ devam ettiği müddetçe süreklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2011/08/16/sosyal-medyada-marka-elciligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook ve Twitter Peşinde Yorulan Markalar!</title>
		<link>http://www.ercument.org/2011/03/03/facebook-ve-twitter-pesinde-yorulan-markalar/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2011/03/03/facebook-ve-twitter-pesinde-yorulan-markalar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 22:51:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Aybüke Altınöz]]></category>
		<category><![CDATA[Digitalage Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=984</guid>
		<description><![CDATA[Digitalage 2011 Mart Sayısı Yazımın Tamamıdır. Geçtiğimiz günlerde WeeklyWorldNews web sitesinin bir haberiyle birlikte, “Facebook 15 Mart tarihinde kapanıyor” söylentisi, kulaktan kulağa yayılmaya başladı. Bu asparagas haber, öyle büyütüldü ki; yüz binlerce kişi, sosyal ağında bu haberi paylaştı, ulusal gazetelerin web sitelerinde haber “Facebook Kapanıyor” şeklinde yerini aldı. Facebook’un yaptığı resmi açıklama ile öğrenildiği ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<address style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-1005" title="logo" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/03/logo.gif" alt="" width="211" height="73" /><strong>Digitalage 2011 Mart Sayısı Yazımın Tamamıdır.</strong></address>
<address><span style="text-decoration: underline;"><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p></span></address>
<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz günlerde WeeklyWorldNews web sitesinin bir haberiyle birlikte, “Facebook 15 Mart tarihinde kapanıyor” söylentisi, kulaktan kulağa yayılmaya başladı. Bu asparagas haber, öyle büyütüldü ki; yüz binlerce kişi, sosyal ağında bu haberi paylaştı, ulusal gazetelerin web sitelerinde haber “Facebook Kapanıyor” şeklinde yerini aldı. Facebook’un yaptığı resmi açıklama ile öğrenildiği ve tahmin edildiği üzere; tabii ki bu haber gerçek değildi. Ama yarattığı etki düşündürücüydü.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="size-full wp-image-986 alignright" title="twitter-facebook" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/03/twitter-facebook.jpg" alt="" width="219" height="140" />Olaya markaların izlediği sosyal medya iletişim stratejileri açısından baktığımızda ise; durumun pek iç açıcı olmadığını düşünüyorum. Şu an Türkiye’de ve dünyada birçok markanın sosyal medya stratejilerini, Facebook marka like page’leri (beğenilen sayfa) üzerine kurmuş olduklarını görüyoruz. Hatta bu gruplardaki hayran sayılarını birer başarı göstergesi olarak kabul ederek, rakip markaların hayran sayıları ile yarışa girdiklerini de söylemek yanlış olmaz sanırım. Tabii sadece Facebook için değil; aynı boyutta olmasa da Twitter için de marka takipçi sayıları ile ilgili aynı şeyleri söyleyebiliriz. Markaların Facebook ve Twitter odaklı planladıkları koca bir seneyi kaplayan ya da dönemsel sosyal medya stratejilerini düşünelim. Ya Facebook’un kapanma haberi gerçek olsaydı? Acaba kaç markanın dijital ve sosyal medya stratejisine koca bir yumruk inerdi?</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/03/illustrasyon.jpg"><img class="size-large wp-image-985 aligncenter" title="illustrasyon" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/03/illustrasyon-1024x533.jpg" alt="" width="650" height="338" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>İllüstrasyon: Aybüke Altınöz Büyükşener</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Olaya sadece Facebook’un ya da Twitter’ın kapanması diye bakmamak lazım. Facebook’a bağımlı stratejiler kuran markaların, oyunu Facebook’un koyduğu kurallara göre oynamak zorunda kalıyor olması da işin diğer bir dikkat çekici boyutu. En basit örneğiyle; marka grubunuzun duvarında promosyon faaliyetlerinde bulunamamanız ya da marka sayfasını beğenen bir kişinin bunu arkadaşına tavsiye eden butonun aniden kaldırılması gibi gelişmeler markanın yayılma politikalarını olumsuz etkileyebiliyor. Kısacası markanızın nasıl bir iletişim yolu izleyeceğinin genel kriterlerini Facebook belirliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer bir yandan; Facebook’ta tüketicinin ilgilendiği markanın sayfasını beğenmesi ve bu sayfa üzerinde markanın yaptığı iletişimi beğenerek paylaşması, tabii ki marka için bir etkileşim yaratıyor. Bunu inkar edecek değilim. Zira bu etkileşim, marka için yeni tüketicilere ulaşmak adına son derece önem arz ediyor. Ancak bu tek düze iletişimi Facebook içerisinde tutmak ve sürekli içeride çevirmek ne kadar doğru?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu işi bir adım öteye taşıyarak; geniş çaplı yapılandırılmış mikro siteler ile işi Facebook dışına taşıyan markaların, kısa vadede Facebook’u araç olarak kullandıklarını görebiliyoruz. Yapılan bu mikro siteler, Facebook’u araç olarak kullanarak tüketicisini dışarı çekmeyi başarabilen bir diğer strateji. Bu stratejilerde ise; ulaşılan hedef kitle ile kısa süreli yaşanan birlikteliğin ardından, projenin sonundaki havuç ile yaşatılan etkileşimin neticesinde sürdürülebilir bir dünya kurulamıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısacası; bugünün trendi olan Facebook, Twitter ve benzeri platformlar, kesinlikle kitlelere ulaşmak için doğru bir araç olarak yerini korumaktadır. Ancak <strong>ulaşılan kitleye yaşatılan deneyimin bu platformların dışında da günlük, haftalık, aylık değil; sürdürülebilir bir şekilde sağlam bir stratejik zemine oturtulması gerekmektedir. </strong>Aksi takdirde, sadece Facebook ya da Twitter üzerine kurulan sosyal medya iletişim stratejilerinin, trendin başka bir yöne çevrilmesi ya da imkansız gibi gözükse de kapanmaları ile, sekteye uğraması kaçınılmaz. Bu durumda yeni bir sosyal ağın “like” butonuna tüketicileri tıklatmak için planlar yapmadan önce daha doğru adımlar atmak gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><br />
Peki Ne Yapmak Lazım?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle atılması gereken en önemli adımın Facebook ya da Twitter’ı sosyal medya stratejilerimizin merkezine koymak yerine, bu platformların sadece başarılı bir dijital ve sosyal enstrüman olduğunu anlamak gerekiyor. Tabii bunu söylerken de; Facebook’un sosyal medya stratejilerimizde orkestranın en önemli enstrümanlarından biri olduğunu unutmadan bu yola devam etmek gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Sosyal ağlardan güç alan ve tüketiciyi tetikleyen mikro sitelerin de geçici bir çözüm olduğunu bilmekte fayda var. Bir marka için dönemsel kampanyalar ve ürünler için tabii ki mikro siteler hayata geçirilebilir. Ancak bu aksiyon dün olduğu gibi bugün de sürdürülebilir bir dünya yaratmayacaktır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-988 aligncenter" title="community-manager" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/03/community-manager.jpg" alt="" width="625" height="367" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tam bu noktada iki seçeneğimiz bulunmakta; </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eğer marka, tüketicilerini ve potansiyel müşterilerini peşinden sürükleyebilecek bir gücü taşıyor ise, bu güçten yararlanarak kendi sosyal dünyasını web ortamında yaratabilir. Bunu sürdürülebilir bir şekilde konumlandırması ilk seçenek olarak dijital stratejide yerini almalıdır. Tabii ki bu planın içerisinde de tüketicilere ulaşacağınız yerlerden biri Facebook olacaktır. Ama bu sefer Facebook, amaç değil; sadece araç olarak stratejinin bir parçasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci seçenek ise; marka ve ürüne uygun daha ilgili niş gruplardan faydalanarak kendi marka elçilerinizi yaratmaktır. Bu kişiler, Facebook’taki kendi grubunuz içinden de seçilebilir. Bu tüketicilerin markaya olan gönülden bağlılıklarını gerçek dünyaya taşımak ve Facebook dışında sizin uzaktan uzağa desteklediğiniz bir oluşuma imza atmalarını sağlamak mümkün olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iki seçenekte de dikkat çekici olan ortak nokta; markanın kendi sosyal iletişim kanalını bağımsız bir şekilde yaratıyor olmasıdır. Tüketiciniz ve potansiyel müşterileriniz de direkt sizin kurduğunuz ya da tüketicilerin kurduğu bu platformlarda markaya kendini daha yakın hissedecektir. Yaratacağınız bu platformların, son kullanıcıya paylaşım fırsatı sunduğunu, kullanıcıların sadakatini ve yeniden satın alma isteklerini körükleyebileceğini de pek tabii söyleyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-990" title="community" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/03/community-300x216.jpg" alt="" width="235" height="170" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Popüler de olsa başka birine ait bir platformda yaratılan, kararlarını %100 sizin alamadığınız ve alternatifinin yaratılmadığı bir dünyanın yarın markanıza hangi kısıtlamaları getireceğini asla bilemezsiniz.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir diğer yandan Facebook’ta marka çatısı altında toplanan insanların, aynı zamanda Facebook’a üyelerini anlamlandırma noktasında, büyük bir fayda sağladığını da unutmamak lazım. Bu tüketiciler, sevdiği markaları beyan ederek; aslında kendi marka haritalarını da Facebook’a sunmaktadırlar. Aslında tüm markalar, el birliğiyle Facebook’un ekmeğine yağ sürüyor da diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bunları yazarken, “Facebook’tan uzak durun” gibi bir anlam çıkarılmaması gerektiğini de eklemek isterim. Facebook, markaların tüketicilerine ulaşması için sosyal medya stratejisinde en kuvvetli kanal olarak şu an yerini koruyor. Ancak bu kanalın, kendi okyanusunuzu yaratmak için bir fırsat olduğunu unutmadığınız sürece… Zira yanlış stratejiler neticesinde; okyanusa varmak dururken damlaya muhtaç olmak da mümkün…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2011/03/03/facebook-ve-twitter-pesinde-yorulan-markalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ya Facebook kapanırsa?</title>
		<link>http://www.ercument.org/2011/02/03/ya-facebook-kapanirsa/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2011/02/03/ya-facebook-kapanirsa/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 16:08:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=958</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde WeeklyWorldNews web sitesinin bir haberiyle birlikte Facebook 15 Mart tarihinde kapanıyor söylentisi kulaktan kulağa yayılmaya başladı. Bu süreç öyle büyüdü ki yüz binlerce kişi sosyal ağında bu haberi paylaştı, ulusal gazetelerin web sitelerinde haber &#8220;Facebook Kapanıyor&#8221; şeklinde yer aldı. Tabii ki bu haber gerçek değildi ama yarattığı etki düşündürücüydü. Ben ise olaya sosyal&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/02/Facebook-Closed.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-964" title="Facebook-Closed" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2011/02/Facebook-Closed.jpg" alt="" width="518" height="267" /></a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz günlerde <a href="http://weeklyworldnews.com/headlines/27321/facebook-will-end-on-march-15th/" target="_blank">WeeklyWorldNews</a> web sitesinin bir haberiyle birlikte Facebook 15 Mart tarihinde kapanıyor söylentisi kulaktan kulağa yayılmaya başladı. Bu süreç öyle büyüdü ki yüz binlerce kişi sosyal ağında bu haberi paylaştı, ulusal gazetelerin web sitelerinde haber &#8220;Facebook Kapanıyor&#8221; şeklinde yer aldı. Tabii ki bu haber gerçek değildi ama yarattığı etki düşündürücüydü.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben ise olaya sosyal medya pazarlaması açısından baktığımda durumun pek iç açıcı olmadığını düşünüyorum. Şu an Türkiye&#8217;de ve dünyada bir çok markanın sosyal medya stratejilerini Facebook marka like page&#8217;leri (beğenilen sayfa) üzerine kurmuş olduğunu görüyorum. Hatta bu gruplardaki hayran sayılarını birer başarı göstergesi olarak kabul ederek, rakip markaların hayran sayıları ile yarışa girdiklerini de söylemek yanlış olmaz sanırım. Tabii sadece Facebook için değil, aynı boyutta olmasa da twitter içinde aynı şeyleri söyleyebiliriz. Peki, ya bu haber gerçek olsaydı? Acaba kaç markanın dijital ve sosyal medya stratejisine koca bir yumruk inerdi?</p>
<p style="text-align: justify;">Olaya sadece Facebook&#8217;un ya da Twitter&#8217;ın kapanması diye bakmamak lazım. Facebook&#8217;a bağımlı stratejiler kuran markaların, oyunu Facebook&#8217;un koyduğu kurallara göre oynamak zorunda kalıyor olması da işin diğer bir boyutu. En basit örneğiyle marka grubunuzun duvarında promosyon faaliyetlerinde bulunamamanız ya da marka sayfasını beğenen bir kişinin bunu arkadaşına tavsiye eden butonun kaldırılması gibi gelişmeler markanın yayılma politikalarını olumsuz etkileyebiliyor. Kısacası markanızın nasıl bir iletişim yolu izleyeceğinin genel kriterlerini Facebook koyuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda Facebook&#8217;u sosyal medya stratejilerimizin merkezine koymak yerine, onun sadece başarılı bir dijital ve sosyal enstrüman olduğunu anlamak gerekiyor diye düşünüyorum. Tabii bunu söylerken de Facebook&#8217;un sosyal medya orkestrasının en önemli enstrümanlarından biri olduğunu unutmadan bu yola devam etmekte yarar var. Bu sorunu çözmek için nasıl bir strateji izlemek gerektiğine yönelik detayları ise sizlerle başka bir yazımda paylaşacağım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2011/02/03/ya-facebook-kapanirsa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğrudan Pazarlama Ödülleri Sosyal Medya Kategorisi</title>
		<link>http://www.ercument.org/2010/11/15/dogrudan-pazarlama-odulleri-sosyal-medya-kategorisi/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2010/11/15/dogrudan-pazarlama-odulleri-sosyal-medya-kategorisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2010 16:45:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gittim, Gördüm, Geldim]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[dpid]]></category>
		<category><![CDATA[Ödül]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Rakı]]></category>
		<category><![CDATA[zarakol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=835</guid>
		<description><![CDATA[Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği&#8217;nin (DPİD) düzenlediği büyük heyecana sahne olan Doğrudan Pazarlama Ödülleri, 11 Kasım tarihinde Borusan Oto İstinye&#8217;de gerçekleştirilen ödül töreni ile sahiplerini buldu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da kitlesel iletişim araçları dışındaki mecraları kullanarak hedef kitle ile marka arasında güçlü bir ilişki kuran, bağlılık yaratan ve satın almaya teşvik eden etkileyici&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p>Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği&#8217;nin (DPİD) düzenlediği büyük heyecana sahne olan Doğrudan Pazarlama Ödülleri, 11 Kasım tarihinde Borusan Oto İstinye&#8217;de gerçekleştirilen ödül töreni ile sahiplerini buldu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da kitlesel iletişim araçları dışındaki mecraları kullanarak hedef kitle ile marka arasında güçlü bir ilişki kuran, bağlılık yaratan ve satın almaya teşvik eden etkileyici çalışmalar ödüllendirildi.</p>
<p>Toprak Sergen’in sunuculuğunu yaptığı, Yuri Ryadchenko’nun müzikleriyle ahenk kattığı törende; 231 proje 5 disiplin altında 16 ayrı kategoride birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödülüne hak kazananlar açıklandı.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="../http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/11/IMGP12401.jpg"><br />
</a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="../http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/11/IMGP1232.jpg"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/11/IMGP1240.jpg"><img class="size-large wp-image-836 aligncenter" title="IMGP1240" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/11/IMGP1240-1024x768.jpg" alt="" width="428" height="321" /></a></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/11/IMGP1232.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-838" title="IMGP1232" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/11/IMGP1232-1024x768.jpg" alt="" width="446" height="334" /></a></p>
<p>Üç ödülün verildiği Sosyal Medya Pazarlama Kampanyası kategorisinde daha önce <a href="http://www.ercument.org/2010/10/03/digital-age-basari-hikayesi-gercek-muhabbetin-kitabi/" target="_blank">Digital Age Yılın 10 Dijital Başarı Hikayesi</a> arasına da giren <strong>Yeni İletişim Devi</strong> kampanyası <strong>birinciliğe</strong>; <strong>Bi’ Büyük Fest</strong> kampanyamız ise <strong>üçüncülük</strong> ödülüne layık görüldü.</p>
<p>Bu iki ödüllü projede de Sosyal Medya Danışmanı ve Proje Direktörü olarak yer almaktan dolayı mutluluk duyuyorum. Sosyal Medya danışmanlığını yürüttüğüm Zarakol Dijital markası ile 2011&#8242;de de iyi projelere imza atmak dileğiyle yazıma burada son veriyorum. <img src='http://www.ercument.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ödül alan projelerimizin detaylı hikayelerini aşağıdan okuyabilirsiniz.<br />
<a href="http://www.ercument.org/2010/03/13/bir-sosyal-medya-hikayesi/" target="_blank"><br />
YENİ İLETİŞİM DEVİ &#8220;GERÇEK MUHABBETİN KİTABI&#8221; SOSYAL MEDYA PROJEMİZ</a></p>
<p><a href="http://www.ercument.org/2010/07/15/bi-buyuk-emek/" target="_blank">Bİ&#8217; BÜYÜK FEST SOSYAL MEDYA PROJEMİZ</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2010/11/15/dogrudan-pazarlama-odulleri-sosyal-medya-kategorisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Digital Age Başarı Hikayesi &#8211; Gerçek Muhabbetin Kitabı</title>
		<link>http://www.ercument.org/2010/10/03/digital-age-basari-hikayesi-gercek-muhabbetin-kitabi/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2010/10/03/digital-age-basari-hikayesi-gercek-muhabbetin-kitabi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Oct 2010 20:50:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konferanslarım]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=789</guid>
		<description><![CDATA[Sosyal medya iletişim danışmanlığını yürüttüğüm markalardan biri olan &#8220;Yeni Rakı&#8221; için 2010 yılı Mart ayında planlayıp, uyguladığımız &#8220;Gerçek Muhabbetin Kitabı&#8221; sosyal medya iletişim çalışması, Digital Age 10 başarı hikayesi arasında yerini aldı. Planladığımız ve başarıyla yürüttüğümüz kampanyanın detaylarını daha önce blogumda yazmıştım, merak edenler buradan okuyabilir. Digital Age Konferansı&#8217;nda geçtiğimiz yıl ilk kez özel bir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/10/digitalage10.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-800" title="digitalage10" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/10/digitalage10.jpg" alt="" width="422" height="270" /></a></p>
<p style="text-align: center;">
<p><strong>Sosyal medya iletişim danışmanlığını yürüttüğüm markalardan biri olan &#8220;Yeni Rakı&#8221; için 2010 yılı Mart ayında planlayıp, uyguladığımız &#8220;Gerçek Muhabbetin Kitabı&#8221; sosyal medya iletişim çalışması, Digital Age 10 başarı hikayesi arasında yerini aldı.</strong> Planladığımız ve başarıyla yürüttüğümüz kampanyanın detaylarını daha önce blogumda yazmıştım, merak edenler <a href="http://www.ercument.org/2010/03/13/bir-sosyal-medya-hikayesi/">buradan okuyabilir</a>.</p>
<p>Digital Age Konferansı&#8217;nda geçtiğimiz yıl ilk kez özel bir oturumda,  10 dijital pazarlama iletişimi çalışmasının başarı hikayeleri  katılımcılarla paylaşılmıştı. Reklam veren ve dijital reklam ajansı  temsilcileri ile birlikte sahneye çıkarak kampanyalarında uyguladıkları  yaratıcı dijital fikirleri ve elde ettikleri sonuçları ayrıntılarıyla  katılımcılara aktarma fırsatı yakalamışlardı.</p>
<p>Bu yıl da Digital Age  Konferansı katılımcılarıyla başarılarını paylaşmak için; ajanslar yeni başarı hikayeleri  ile başvuruda bulundu. Yapılan başvurular, Digital Age  tarafından oluşturulan bağımsız bir seçici kurul tarafından  değerlendirildi ve konferansta sunulacak 10 başarı hikayesi belirlendi. Seçilen bu 10 başarı hikayesininin arasında; bu sene mart ayında gerçekleştirdiğimiz &#8220;<strong>Gerçek Muhabbetin Kitabı</strong>&#8221; sosyal medya iletişim çalışması da yerini aldı.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/10/ff_desp_galeri.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-796" title="ff_desp_galeri" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/10/ff_desp_galeri.jpg" alt="" width="452" height="301" /></a></p>
<p><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/10/Fotoğraf1162.jpg"><br />
</a><strong><span style="text-decoration: underline;">Gerçekleşen söz konusu projede bizimle birlikte emek vererek projeye değer katan 108 bloggera, tekrar ve ayrı ayrı bu yazı aracılığı ile teşekkür ediyorum. Çünkü bu başarı hikayesini hep birlikte kaleme aldık&#8230;</span></strong></p>
<p>7 Ekim 2010 tarihinde Four Seasons Bosphorus otelinde gerçekleştirilecek olan oturumda, hem gerçekleştirdiğimiz &#8220;<strong>Gerçek Muhabbetin Kitabı</strong>&#8221; projemizi; hem de diğer 9 başarı hikayesini dinleyebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="../http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/10/Foto%C4%9Fraf1162.jpg"><img class="aligncenter" title="Fotoğraf1162" src="../http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/10/Foto%C4%9Fraf1162.jpg" alt="" width="449" height="335" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2010/10/03/digital-age-basari-hikayesi-gercek-muhabbetin-kitabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marketing Türkiye &#8211; IP Magazine Dergisi</title>
		<link>http://www.ercument.org/2010/08/29/marketing-turkiye-ip-magazine-dergisi/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2010/08/29/marketing-turkiye-ip-magazine-dergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 17:19:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oku-YORUM]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=740</guid>
		<description><![CDATA[Marketin Türkiye IP Magazine dergisi Ağustos ayı sayısında yer alan iPad&#8217;in Migroslarda satışı ile ilgili Soru ve Cevaplarım • Siz iPad’in Migros’larda satışa sunulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Apple’ın marka değerine baktığımızda “Fareli köyün kavalcısı” hikayesine benzer bir durum ile karşı karşıyayız. Zira kavalcının yeni namesi, fareli köyde yeni bir büyü etkisi yaratmıştır. iPad, bu hikayede, yeni&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/08/p.jpg"><img class="size-full wp-image-744 alignnone" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/08/p.jpg" alt="" width="286" height="142" /></a></p>
<p><strong>Marketin Türkiye IP Magazine dergisi Ağustos ayı sayısında yer alan iPad&#8217;in Migroslarda satışı ile ilgili Soru ve Cevaplarım</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/08/ipad3gkg.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-741" title="ipad3gkg" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/08/ipad3gkg.jpg" alt="" width="313" height="458" /></a><br />
</strong><strong>• Siz iPad’in Migros’larda satışa sunulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Apple’ın marka değerine baktığımızda “Fareli köyün kavalcısı” hikayesine benzer bir durum ile karşı karşıyayız. Zira kavalcının yeni namesi, fareli köyde yeni bir büyü etkisi yaratmıştır. iPad, bu hikayede, yeni ve büyüleyici son beste olarak yankılanmaktadır… Migros, Dünya çapında trend olan bu ürünü, hem markanın asıl ithalatçısından önce davranarak; hem de perakendecilik gücüyle birleştirerek kendi adına önemli ve stratejik bir adım atmıştır. Bu stratejik adımın Migros’a ve Bilkom markasına birçok açıdan yansıması olmuştur. Ancak en büyük pozitif geri dönüşü, Migros markasının kazandığı kaçınılmaz bir gerçektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>• Bir perakendecinin teknomarketler dururken böyle bir atılıma geçmesinin altında yatan nedenler nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu sorunun cevabı, aslında sorunun kendisinde saklı. Teknomarketler ve ithalatçı firma, iPad ürünüyle ilgili durmuş ve beklemeyi tercih etmiştir. Bu bekleyişin birçok nedeni kendilerince mutlaka vardır. Ancak bu fırsatı avantaja çevirmeyi bilen Migros ise 2 senelik garantiyi sağlayacağını taahhüt ederek hem maddi kazanç hem de yeni açılımların markası olduğu izlenimini kazandırmıştır. Bu yeni açılımda gözden kaçmaması gereken en önemli nokta, 2 senelik garantinin hangi şartlar altında verildiği ve ürünü satın alan kullanıcının mağdur bırakılmaması konusudur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-740"></span><br />
<strong>• Bu durum sizce Bilkom ve Migros’a neler kazandırmış veya kaybettirmiştir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şahsi fikrim; Bilkom açısından durum pek de iç açıcı gözükmemektedir. Çünkü kendi markasını, kendi vitrininden önce başkasının vitrininde seyretmiş ve trend olan iPad’in kendisine katacağı PR getirisini ilk ithal eden olmayarak kaybetmiştir. Unutmamak gerekir ki; Türkiye, artık birçok ürünün Dünya lansmanlarından hemen sonra giriş yaptığı bir genç pazara sahiptir. Migros açısından bakıldığında ise her ne kadar bu durum profesyonel kullanıcı tarafında gülümsemeye neden olduysa da; Migros markasının kazandığı “media coverage” değeri ve bu tarz açılımların son kullanıcı tarafındaki beklentisi, Migros markasına pozitif değer katmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="../http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/08/migros_sanal_market_kangurum_ipad_01.jpg"><img title="migros_sanal_market_kangurum_ipad_01" src="../http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/08/migros_sanal_market_kangurum_ipad_01.jpg" alt="" width="311" height="234" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>• Sizce bu tür beklenmedik çıkışların devamı gelebilir mi? Bu durum sektör adına neleri değiştirebilir? </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aslında teknolojik ürünlerin Migroslarda satılması yeni bir olay değil. Ancak Migros, ilk defa bu kadar gözlerin üzerinde olduğu bir ürünü Türkiye’ye ilk getiren olarak teknolojinin sadece teknomarketlerde satılacağı düşüncesini kırmıştır. Bu tür çıkışların devamının geleceğine inanıyorum. Unutmamak gerekir ki markalar için yeni satış kanalları, satış kanalları için ise yeni ürünler aranmaktadır.Yurt dışında da benzer durumlara rastlamak mümkün. Ancak önemli olan, ürünü satan reyon görevlisinin satın alacak kişiyi doğru bilgilendirmesidir. Çünkü bu ürünler, Migrosta yan reyonunda satılan peynir gibi tadına bakıp alınabilecek ürünler değildir. Sektör adına ise birçok yeni ürünü yeni satış kanallarında göreceğimizi düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>• Basında Apple’ın Migros’a dava açmaya hazırlandığına dair bir haber yer aldı bu konuda ne düşünüyorsunuz?<br />
</strong><br />
Basında yer alan haberlerde, ürünün Migros içerisinde gıda reyonunun yanında sergilenmesinden kaynaklı bir itibar zedelenmesi olduğundan bahsediliyor. Tabii şu an için bu dava, sadece bir söylem. Bunu unutmamak gerekir. Daha önce de söylediğim gibi Migros’ta elektronik ürün satışının yapıldığı ilk deneyim bu değil. Haliyle iPad’i mağaza içerisinde en doğru bulduğu yere konumlandırmak Migros’un tasarrufudur. Ancak bence asıl itibar zedelenmesini, Apple değil; ürünü Migros’tan önce Türkiye’ye getirmesi ya da sahiplenmesi gereken Bilkom yaşamıştır. Çünkü Türkiye pazarında asıl hakimiyetin Bilkom’da olması gerekirdi. Dava ile ilgili haberlerde bir diğer dikkat çeken konu ise; Bilkom Genel Müdürünün bu yaşananların ardından ürünün ithal edileceğini açıklayarak tarih vermesi ve &#8220;Apple’ın Türkiye pazarına bakış açısı değişmiştir&#8221; şeklindeki söylemidir. Şimdi sormamız gereken şudur. Dava muhatabı Migros, &#8220;bakın ben bu ürünü peynir ekmek gibi satarım&#8221; diyerek sözüm ona itibarını zedelediği ürünün Türkiye Pazarına girişini hızlandırmış ve Bilkom&#8217;un ismi ve konumu ile şu zamana kadar yapamadığını mı yapmıştır?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2010/08/29/marketing-turkiye-ip-magazine-dergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bi&#8217; Büyük Emek!</title>
		<link>http://www.ercument.org/2010/07/15/bi-buyuk-emek/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2010/07/15/bi-buyuk-emek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 23:58:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=634</guid>
		<description><![CDATA[Bundan tam 3 ay önce başlayan bir hikayeden bahsedeceğim sizlere&#8230; 3 Ay boyunca fikir aşamasından, uygulama aşamasına kadar verilmiş bi&#8217; büyük emek! Muhtemelen bahsettiğim şeyi anlamışsınızdır. 2 hafta önce gerçekleştirilen Bi&#8217; Büyük Fest etkinliğimiz ve bu festivalin sosyal medya entegrasyonundan bahsediyorum. Yeni Rakı markası için sürdürdüğümüz dijital iletişim ve sosyal medya etkinliklerine Bi&#8217; Büyük Fest&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/07/BiBuyukFest_Logo1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-642" style="border: 10px solid white;" title="untitled" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/07/BiBuyukFest_Logo1.jpg" alt="" width="191" height="219" /></a>Bundan tam 3 ay önce başlayan bir hikayeden bahsedeceğim sizlere&#8230; 3 Ay boyunca fikir aşamasından, uygulama aşamasına kadar verilmiş bi&#8217; büyük emek! Muhtemelen bahsettiğim şeyi anlamışsınızdır. 2 hafta önce gerçekleştirilen Bi&#8217; Büyük Fest etkinliğimiz ve bu festivalin sosyal medya entegrasyonundan bahsediyorum.</p>
<p style="text-align: left;">Yeni Rakı markası için sürdürdüğümüz dijital iletişim ve sosyal medya etkinliklerine Bi&#8217; Büyük Fest ile bir yenisini ekledik. Bu etkinlik, Yeni Rakı için kurguladığımız <a href="http://www.ercument.org/2010/03/13/bir-sosyal-medya-hikayesi/">bir önceki etkinliğimizden</a> çok farklıydı. Bu sefer düzenlenen etkinlik, dünya çapında bir ünvana sahip olacaktı. Dünyanın En Büyük Meze Masası (Açık Büfesi) ile Guinness Rekorlar kitabına girmek için bir rekor denemesi yapılacaktı. Bu rekor denemesini kendi içimizde yetkililer ile yapmak yerine bir festivale çevirerek; festivale dair her detay düşünüldü.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://m.friendfeed-media.com/cf42bda94331831afe06e7934a534b2777c1c8a1" alt="" width="562" height="164" /></p>
<p>Bu detaylar düşünülürken işin içinde Etkinlik ajansı Boggy, Reklam ajansı Wunderman, Halkla İlişkiler Ajansı Zarakol &#8211; Zarakol 2.0 ve  Sosyal Medya Danışmanlığıyla operasyonunu üstlenen Hayal Akademisi ajansları bulunuyordu. İlk toplantımızda etkinliğin her detayı konuşulurken çok önemli bir noktaya dikkat çekildi. Yeni Rakı, bu organizasyonu sonunda İstanbul&#8217;a armağan edecekti. Çünkü İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hizmet sponsoru Yeni Rakı idi. Bu detay ile birlikte her ajans kendi üzerine düşen kısmı üstlendi. Benim Sosyal Medya danışmanlığını yürüttüğüm tarafta Zarakol 2.0 ve Hayal Akademisi tüm detayları düşünerek 2 proje hazırladı.<br />
<span id="more-634"></span></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://m.friendfeed-media.com/fc299da5365f6fa6c334b9545adc92c11453e795" alt="" width="568" height="299" /><br />
<img src="http://m.friendfeed-media.com/deba55b665b8638346b9ba8a168d255e88392ce4" alt="" width="578" height="384" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: left;">Bu iki projeden ilki; Kültür Başkentimizin içinde olacağı ve sadece Bloggerların içinde yer alacağı bir &#8220;İstanblog Fotoğraf Sergisi&#8221;&#8230; Diğer proje ise; &#8220;Dünyanın En Büyük Meze Masası Rekor Denemesi&#8221; için 10 yemek bloggerının yemek masasında meze tarifleriyle yer almasıydı. Dünya&#8217;da Guinness Rekorlar Kitabındaki bir rekora entegre olarak, rekora blog ve kendi isimleriyle ortak olan başka bir blogger yada bloggerlar olmadığını da belirtmek isterim <img src='http://www.ercument.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tabi rekor denememizin başarıyla sonuca ulaşması ve 1515 farklı meze ile bir dünya rekoruna imza atmış olmamızın da altını çizmek lazım <img src='http://www.ercument.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Türkiye Aşçılar Federasyonunun mezeler için verdiği üstün emek ile sonuca ulaşılması da işin başka bir detayı.</p>
<p><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0249.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-large wp-image-658" title="DSC_0249" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0249-1024x679.jpg" alt="" width="510" height="337" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://m.friendfeed-media.com/ec245f057c5e54f56b46196a689e753227f6a57e" alt="" width="521" height="346" /><br />
<img class="aligncenter" src="http://m.friendfeed-media.com/965eeb714ca28f9782270800fcb0d7bcb21eeba5" alt="" width="537" height="357" /></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0267.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-659" title="DSC_0267" src="http://www.ercument.org/http://www.ercument.org/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0267.jpg" alt="" width="328" height="409" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://m.friendfeed-media.com/3dff8114b87db52e97370431ceb8f9fdbc0d949b" alt="" width="470" height="312" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p>Bu arada festival detaylarından da biraz bahsetmek isterim. Festival alanımız, Turkcell Kuruçeşme Arena idi. Davetliler, rakı, balık, enfes mezeler eşliğinde 17.00&#8242;dan 24.00&#8242;e kadar boğazın eşsiz manzarasının tadını çıkarttılar. Kurukahveci Mehmed Efendi&#8217;den türk kahvesi, balık ekmek, sıcak helva, hat sanatı, şerbetçiler, alandaki hoş detaylardan sadece birkaçı&#8230; Rekor meze masası ise, Yeni Rakı şişesi şeklinde düzenlenmiş ve 35 metreye varan boyu ile festival alanının tam ortasında tüm ziyaretçilerin ilgi odağıydı. Bloggerlar için hazırlanan özel çimen alan ise; özel Bi&#8217; Büyük Fest minderleri ile donatılmış ve Boğaz&#8217;a karşı hazırlanmıştı. 90&#8242;a yakın bloggerın yanlarında birer kişi ile doldurduğu alan, festivalin en haraketli yeri idi. Emel Sayın, Emre Aydın ve Yeni Türkü Grubunun şarkılarına festival alanındaki tüm katılımcılar gece boyunca keyifle eşlik etti.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://m.friendfeed-media.com/24e08fff01fe2d57cbd54549bf3b3f874b5f9efc" alt="" width="563" height="372" /></p>
<p>Projeyi hem etkinlik hem de sosyal medya projesi açısından incelediğimizde; bizim için en önemli olan konu, basit bir davet yerine bloggerları bu festivalin bir parçası haline getirmekti. Bu düşüncemiz hem blog dünyasına katma değer yaratacak; hem de blogların böylesine bir projenin parçası haline gelerek geleneksel medyanın dikkatini çekmesini sağlayacaktı. Tam da düşündüğümüz gibi geleneksel medya (TV ana haber bülteni dahil), sosyal medyanın aktif gücü ve bloggerların yarattığı sonuçlar ile birebir temas halindeydi. Bu noktada diğer sosyal medya projelerinden farklılaşmak bizler için büyük bir keyifti.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://m.friendfeed-media.com/171fd8bd0cd06f2acb1cf93e029315cefcee6804" alt="" width="320" height="482" /><br />
<img class="aligncenter" src="http://m.friendfeed-media.com/f22cbede6fa0b6a7561d953caa57ccab68b46491" alt="" width="518" height="145" /><br />
<img class="aligncenter" src="http://m.friendfeed-media.com/73c85032fa6ce2194543b2a11e22707c1b3f402d" alt="" width="556" height="369" /><br />
<img class="aligncenter" src="http://m.friendfeed-media.com/130bd99dde811943c9c8b2d504ffeb55afeb7764" alt="" width="573" height="410" /></p>
<p>Katılımcılar çektikleri, kullanım hakkı kendilerinde olan bir İstanbul fotoğrafı ve içinde İstanbul&#8217;a ithaf edilmiş bir İstanbul yazısını bloglarında yayınlayarak sergiye katılım sağlayabiliyorlardı.  İstanblog fotoğraf sergisi için ilk başta koyduğumuz 60 Bloggerlık limit, 5 gün gibi kısa bir sürede doldu. Rakamı 70 Bloga çıkardığımızda ise; 1 hafta içerisinde bu rakamı doldurmuş, hatta aşmıştık. Son dakika fotoğraflarını ekleyen 2 bloggerı da red etmeyerek sergimizi 72 blogger ile tamamladık.</p>
<p>Meze tarifi gönderen 10 yemek bloggerı ile toplamda 82 Blogger, festival öncesi projelerimizi tamamlamıştık. Festivale davet edilecek blogları belirlerken kendi seçimimiz yerine bunun adil olmasına önem göstermemiz gerektiğine inanıyorduk. Projelerimizde İstanblog sergisine katılım gösteren ilk 72, meze tarifi gönderen ilk 10 blog ile birlikte emek vererek  festivale değer katmak çok önemliydi. Çünkü sosyal medya diyalogların medyasıydı ve bizim için kişisel seçimler yerine sosyal medyayı takip eden, diyaloğu değere dönüştüren ve kendi blogger listesini oluşturan bir yapı çok önemliydi.</p>
<p>Belirtmem gereken bir önemli detay da; bloggerlara, festivalin asıl kapı açılış saati olan 17.00&#8242;dan 1 saat evvel, 16.00&#8242;da içeri alınarak katılımda bulundukları İstanBlog sergisini ve rekor meze masasını inceleme fırsatı sunulmasıydı. Bu inceleme sonrasında sergi alanı ve meze masası etrafında bloggerlar ve Yeni Rakı Yönetimi birlikte toplu fotoğraf çekildi.</p>
<p>Festival alanında bloggerların ağırlanacağı tüm detaylar ile Zarakol 2.0 ve Hayal Akademisi olarak ilgilenerek her detayı düşünmeye çalıştık. Aldığımız pozitif geri dönüşler bizleri çok mutlu etti. Umarız hep birlikte çok daha iyi organizasyonlara imza atacağız.  Yeni Rakı markasının yeni projelerinde tekrar birlikte olmak dileğiyle.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://www.dirjournal.com/guides/wp-content/uploads/2009/06/social-media.jpg" alt="" width="369" height="200" /></p>
<p><strong>Bi&#8217; Büyük Fest&#8217;te Sosyal Medya Adına Öne Çıkanlar!<br />
</strong><br />
Türkiye&#8217;de ilk defa sadece Bloggerların katılımıyla yaratılan bir sokak sergisi oluşturuldu. Toplamda 72 Bloggerın katılımı sadece 1 hafta sürdü!</p>
<p>Guinness Rekorlar kitabına giren bir dünya rekorunun içinde blog adresleriyle  ilk defa 10 blogger resmen yer aldı.</p>
<p>Sosyal Medya tarafı Geleneksel medya ile entegre yürütülen Yeni Rakı&#8217;nın ikinci projesi Bi&#8217; Büyük Fest oldu!<a href="http://www.ercument.org/2010/03/13/bir-sosyal-medya-hikayesi/"> (Bir Önceki Projemiz &#8220;Yeni İletişim Devi&#8221; Sosyal Medya Projesi &#8220;Gerçek Muhabbetin Kitabı&#8221;)</a></p>
<p>Ana haber bülteni başta olmak üzere bir çok ulusal gazete ve geleneksel medya alanında Bloglardan bahsedilen marka odaklı sosyal medya projesi olarak bir ilke imza attı.</p>
<p>72 Blogger&#8217;ın oluşturduğu İstanblog sergisini &#8220;Bi&#8217; Büyük Fest&#8221; festival alanında 3000&#8242;e yakın kişi gezerek sergi alanına yoğun ilgi gösterdi. Bu şekilde blog adresleri ve isimleriyle sergilenen bloggerlar hiç tanımadıkları kişilere tanıtılmış oldu.</p>
<p>Festivalin tanıtımı ve blogger kampanyalarımızın iletişimi Facebook, Twitter, Friendfeed ve Blogspot olmak üzere 4 alan üzerinden aktif bir şekilde yürütüldü. Ayrıca Vimeo&#8217;da bir video kanalı üzerinden festival videoları yayınlandı.</p>
<p>Bu arada özel olarak teşekkürü hak ettiğine inandığım festival günü  gönüllü olarak erkenden gelip desteğini esirgemeyen Alex ve Murat  Karakaş&#8217;a ayrıca GFK ve Ayşem&#8217;e (Acıbadem ve Makaronlar) için ekip  olarak teşekkür ederiz <img src='http://www.ercument.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Unuttuğum detaylar ve kişiler varsa lütfen  yorum olarak siz ekleyin <img src='http://www.ercument.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Yeni projelerde görüşmek üzere sevgiler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2010/07/15/bi-buyuk-emek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son 67 Saniye Ödüllerine Kavuştu!</title>
		<link>http://www.ercument.org/2010/07/14/son-67-saniye-odullerine-kavustu/</link>
		<comments>http://www.ercument.org/2010/07/14/son-67-saniye-odullerine-kavustu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 10:45:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ercü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ercument.org/?p=627</guid>
		<description><![CDATA[Daha önceki yazımda detaylı sürecini anlattığım, ödül gecesinin düzenleneceğinden bahsettiğim ve Sosyal Medya danışmanlığını yürüttüğüm VOTKA 1967 Kısa Film yarışması ödül törenimizi 6 Temmuz gecesi gerçekleştirdik. Ödül törenimize, kısa film yarışmasına katılan genç yetenekler, filmlerde oynayan oyuncular, bloggerlar ve basın yoğun bir ilgi gösterdi. Yaklaşık 150 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz ödül töreni bolca votkalı ve keyifliydi&#8230; &#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önceki <a href="http://www.ercument.org/2010/06/27/sosyal-medyanin-son-67-saniyesi/">yazımda</a> detaylı sürecini anlattığım, ödül gecesinin düzenleneceğinden bahsettiğim ve Sosyal Medya danışmanlığını yürüttüğüm VOTKA 1967 Kısa Film yarışması ödül törenimizi 6 Temmuz gecesi gerçekleştirdik. Ödül törenimize, kısa film yarışmasına katılan genç yetenekler, filmlerde oynayan oyuncular, bloggerlar ve basın yoğun bir ilgi gösterdi. Yaklaşık 150 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz ödül töreni bolca votkalı ve keyifliydi&#8230;  Bu güzel gecenin özetini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz <img src='http://www.ercument.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><object width="400" height="300"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=13343080&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=13343080&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="300"></embed></object>
<p><a href="http://vimeo.com/13343080">Votka 1967 Kısa Film Yarışması Ödül Töreni</a> from <a href="http://vimeo.com/ercument">Ercüment Büyükşener</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
<p>Bu sosyal medya projesinde de fikir aşamasından final aşamasına kadar birlikte gerçekleştirdiğimiz Zarakol Halkla İlişkiler ve Zarakol 2.0 ekibine de ayrıca teşekkür ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercument.org/2010/07/14/son-67-saniye-odullerine-kavustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

