Pazarlama Üzerine
geleneksel ve dijital pazarlama üzerine makaleler
Sosyal Medyanın Son 67 Saniyesi!
27 Haz
Geçen ay başladığımız ve önümüzdeki günlerde bir ödül töreni ile sonlandıracağımız Sosyal Medya projemiz “67 Saniye” ile hem eğlendik hem de ülkemizin genç sinema cevherlerini keşfettik. Projemizin temelinde klasik bir seçenek olan “Kısa Film Yarışması” olması; önce bizleri düşündürdü. Ancak bu seçeneği ilginç bir fikir ve markaya bağlayan bir konuyla birleştirerek bolca eğlence ortaya çıkartacağımızı düşündük. Yarışmamıza katılan ve haberdar olan kişilerden de bu şekilde yorumlar almak bizleri ayrıca mutlu etti.
Konusunu; “Dünya’nın son 67 saniyesi kalsa ne yapardın?” olarak belirlediğimiz kısa film yarışmamızda, bu konuyu neden seçtiğimizi soran onlarca kişi oldu. Bu yazıyı okuyanlar için bir kez daha cevaplayayım. VOTKA 1967 markası bu sene itibariyle hem reyon tarafında, hem reklam kampanyalarında, hem de markanın konumlanması açısından yepyeni bir döneme giriyordu. Bu dönemin mottosu ise “Ben Böyleyim” olarak ajans tarafından yöneticiler ile birlikte seçilmişti. Geleneksel tarafta kullanılacak “Ben Böyleyim” mottosunu, dijital tarafta aktarmak içinse ilginç bir fikre ihtiyacımız vardı. “Dünyanın sonu da gelse, ben böyleyim” dedirtebileceğimiz bir kurgu ortaya çıkardık ve insanlara dünyada son 67 saniyeleri kalsa ne yapacaklarını anlatmalarını sağlayacak bir kısa film yarışması sunduk. Hepimiz dünyanın sonunu düşünür ama o an geldiğinde ne yapacağımızı bilmeyiz. Bu sorunun cevabını, VOTKA 1967 kısa film yarışmamıza katılan 112 video hem eğlenceli hem de son dakikalarımızı düşünmeye sevkeden bir şekilde verdi…
Sosyal medya alanında yapılan işlerde kişisel düşüncem; medya satınalmanın yüksek bütçelerle olmaması gerektiğidir. 30 günlük kısa film yarışmamız için yaklaşık 15 günlük kısıtlı bir medya satın alma ile yola çıktık. Sosyal medyanın asıl gücünden faydalanarak; facebooktaki kısa film yarışması gruplarını ve üniversitelerin sinema tv bölümlerine ait grupları kullanarak duyurumuzu hızlandırdık.
Açıkçası henüz ilk günlerde bir katılım beklemezken 2. gün 1 videonun çekilip gönderilmesi bizler için sürpriz oldu. ilk hafta neredeyse 10 video gönderilmişti bile. Asıl yoğunluğun son hafta yaşanacağını da düşünüyorduk ve haklı çıktık. Toplamda 4 haftada 112 video katılımı ile sosyal medya projemizin sonuna geldik.
Çekilen videolar 1. ayın sonunda Dailymotion 15000, Facebook likepageimiz üzerinden 50 bin olmak üzere; toplamda 60 binden fazla izlendi. Bu izlenme rakamları projenin çift yönlü yayılımını da bizlere göstermiş oldu. Hem 1 ay boyunca kısa film yarışmamızın konuşulması ve kulaktan kulağa VOTKA 1967 markasının bilinirliliğinin artması, hem de yarışmacıların çektiği videoların binlerce kişi tarafından izlenerek markaya katma değer yaratması…
Projemizle birlikte hayata geçirdiğimiz VOTKA 1967 Facebook Hayran Sayfası, http://www.facebook.com/votka1967 olarak yayın hayatını sürdürmekte ve toplam 3200 kişi tarafından beğeniyle yoluna devam etmektedir. Türkiye’de satışı olan votkalar arasında Facebookta Türk hayran sayfası olarak 1 ay gibi kısa bir zamanda en yüksek beğeni toplayan sayfa olarak yerini almıştır. Projemizin facebook tarafındaki bu yansıması ayrıca bir mutluluk yaratmıştır. Kazanılan hayranlar aynı zamanda sayfanın etkileşimini de yüksek tutmakta ve sürekli içerik paylaşmaktadır.

Yarışmaya katılan videoları izlemek için; http://www.dailymotion.com/67saniye
Projemize gelen bazı eleştiriler mevcuttu. Onlara da buradan yanıt vermek isterim.
Katılımcı sayımız ile ilgili VOTKA 1967 projesinden önce yapılan uluslararası ve ulusal kısa film yarışmalarından bir kaç örnek vererek kıyaslama yapacağım. Aşağıdaki kıyaslama diğer markaları incelemekten çok projeyi eleştiren kişilerin katılım konusunda genel durumu görmeleri içindir.
Örnek verecek olursak;
Jameson Empire Awards 2010 Dünyaca ünlü bir sinema dergisi olan EMPIRE’ın düzenlediği kısa film yarışması 2 ay boyunca sürmüş ve toplam katılan aday sayısı Türkiye’den 16 Adet video olmuştur. İzlemek için; http://www.empire-60saniye.com/aday.html
Coca Cola 90 Türk projesi katılımcı video sayısı 197 Video, kampanya süresi ise yaklaşık 3 aydır. Yapılan medya satın alma TV + Web + Gazete ve birçok farklı uygulama şeklini barındırmaktadır… Katılan videoları izlemek için; http://www.90turk.com/application.aspx#/galeri/video/
VOTKA 1967 Projesine ise 30 gün süren kampanyasında 15 günlük sadece web üzerinden yapılan yönlendirme ve kısıtlı medya satınalma ile toplamda 112 video katılımı sağlanmıştır. Katılan ve ön elemeyi geçen videoları izlemek için;
http://www.dailymotion.com/67saniye
Bu karşılaştırmaları yaptığımızda katılım sayısı konusunda bizi eleştiren arkadaşların tekrardan düşüneceğini ümit ediyorum. Yaptığımız bu çalışma ile sosyal medya için yürütülen ve kurgulanan kampanyaların yüksek medya satınalma bütçeleri olmaksızın, büyük bütçelerle medya satınalımı yapan kampanyaların sonuçlarına ulaşabileceğini görmüş olduk.
Önümüzdeki hafta yapacağımız ödül töreni ile katılan videolar arasından 1. 2. ve 3. videoyu açıklayacağız. Jüri üyelerimiz Ozan Açıktan, Oylum Talu, Ayça Şen ve Aziz Kedi’ye buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum. Tabi ödül töreni sonrası törene ve kazanan videolara ait paylaşımların da devam edeceği muhakkaktır. Gönderilen tüm videoların paylaşımı internet var olduğu sürece devam edecek ve markaya katmadeğer yaratmayı sürdürecektir. Bu katma değer, markaya tüketici ile sürekli bir iletişim sağlayacanın da göstergesidir.
Teknik anlamda desteğini eksik etmeyen http://www.ixirhost.com yöneticisi Halil İbrahim Demir’e ve projede emeği geçen herkese teşekkür ediyor, son bir soruyla yazıma son vermek istiyorum…
SOSYAL MEDYANIN SON 67 SANİYESİ KALMIŞ OLSAYDI SİZ NE YAPARDINIZ? Hiç düşündünüz mü?
Oraya Çöp Dökmeyin :)
20 May
Bugüne kadar sadece izlemekle yetindiğim bir projeydi “lagunacoupebenimolacak”. Bir çok olumlu/olumsuz yazı okudum bu konuda. Çok fazla fikir beyan etmedim. Cem’i yüzyüze gördüğümde de başarılar dilemiştim.
Projeyle ilgili ise en çok merak ettiğim; bu projenin kurgu olup olmadığıydı. Cem bu konuda ısrarlı bir şekilde kurgu olmadığını söylüyordu. Yalan söyleyecek hali yoktu ya kocaman adamın. E tabi bu noktada başarılar dileyip yolun açık olsun demekten öteye ne denirdi ki?
Bugün karşılaştığım bir sahne ise; bu projenin terazinin neresinde olduğunu tekrar sorgulamama neden oldu. Fotoğraflarını aşağıda görebilirsiniz. Fotoğraflar kadıköy rıhtımdan… Buranın dışında başka bir kaç yerde daha gördüm, çekebildiklerim aşağıda.

Şimdi neden sorguladığımı şöyle anlatayım. Renault markası ya da başka bir marka yıllık pazarlama planlarını belirlerken; vermek istedikleri mesaj, kurgu ve daha birçok detayı; medya satın alma ve kreatif ajans ile birlikte düşünüyorlar. Zaman çizelgesini birlikte belirliyorlar. Belirlenen bu çizgide aykırı bir durum olmaması ya da tüketiciye karşı ters düşmemek için; birçok konu detaylıca konuşuluyor, eleniyor ve stratejik kararlar alınıyor.
Şimdi yukardaki fotoğraflarda yer alan ve çöp tenekesi üzerine yapıştırılmış bu stickerları Cem Batu planladıysa; bu işin baskısı, yapıştıracak adamı falan derken cepten bolca para harcıyor demektir
Ha yok gönüllüler ve sponsorlar varsa hadi ona da tamam diyorum.
Bu taraftan bakınca sorum şu; Renault’ya ait bir araba modelinin üzerinde olduğu stickerları belediyeye ait bir çöp tenekesinin üzerine yapıştırmanın markaya nasıl bir getirisi olur? Bende açıkçası çok pozitif bir izlenim bırakmadı. (Bu arada o çöp tenekelerinin üzerine sticker yapıştırmak yasak diye biliyorum… Hatta cezası var)
Ha diyelim ki bu proje bir kurgu ve bu da kurgunun bir parçası ve billboard yerine böyle bir plan uygulanıyor. O zaman da Cem’in söylediklerini düşünüyorum.
Açıkçası iki arada bir derede kaldım. Ama bende terazi yukardaki durumu görünce kurgu olduğuna doğru kaydı biraz.
Projenin başarılı olması ya da olmaması bana bir katkı sağlamıyor. Ben olayı marka yönüyle değerlendiriyorum sadece.
Ama daha önemli bir konu var! Ben bu fotoğraflardaki durumu ne projeye ne de Renault’ya yakıştıramadım. Sırf bunu söylemek için bu kısa yazıyı yazdım. Cem zaten detaylarını söyler biz de cevabını görürüz.
Bu arada Cem ile hiçbir sorunum yok. Aman yanlış anlaşılmasın merakla izliyor ve sonucu bekliyorum. Sadece çöp tenekesi üzerindeki bir markanın onay verdiği projeyi değerlendirdim.
Bence; “Sosyal Medya” iletişim prensipleri!
21 Mar





