Pazarlama Üzerine
geleneksel ve dijital pazarlama üzerine makaleler
Bir dünya markasında, yerel stratejiler nasıl olmalı?
14 Tem
Dünya çapında faaliyet gösteren markaların, her ülkeye özel stratejiler içeren planları olmalı. Pekala; ama nasıl?
Bunun için küçük bir hikaye anlatarak yazıma başlamak istiyorum. Belki farklı bir yerde okumuş olabilirsiniz ya da rastlamış olabilirsiniz. Ben de bu hikayeyi aklımda kalan şekliyle sizlerle paylaşarak yerel pazara bakış açısının nasıl olması gerektiğinin altını çizeceğim.

Hikayemizdeki zaman, yer ve isimlere takılmayınız. Farklı şekillerde geçiyor olabilir…
Dünyanın farklı yerlerinde çok iyi traşlar yapmış ve takdir toplamış bir berber, Fransa’ya yerleşme kararı almış. İşlek bir cadde üzerinde güzel bir dükkan tutmuş ve tabelasını yaptırarak üzerine “Dünya’nın En İyi Berberi” yazısını yazdırmış. Dükkanını açtıktan sonra uzun bir süre işlerinin pek iyi gitmediğini görmeye başlamış. Daha sonra düşünmüş taşınmış, tabelasını değiştirme kararı almış. Acaba “Dünyanın En İyi Berberi” lafı biraz abartılı mı oldu diyerek yeni tabelaya “Fransanın En İyi Berberi” yazdırarak denemeye karar vermiş. Ancak bu şekilde de işlerinde çok az bir yükselme olsa bile istediği geri dönüşü alamamış.
Tam umudunu yitirmeye başladığı bir gün dostunun tavsiyesi ile tabelasını son defa değiştirerek denemeye karar vermiş. Tabelaya “Bu Caddenin En İyi Berberi” yazısını yazdırmış ve işleri inanılmaz derecede açılmaya, hatta yetişememeye başlamış. Daha sonrasında farklı caddelerde aynı tabelayı kullanarak şubeler açmış. Bu şekilde başarıya ulaşmış.
Türkiye’de, bu hikayede rastladığımız başarı ve başarısızlık örneklerine bolca rastlamak mümkün. İlk aklıma gelen yerel operasyon başarısızlığı ile dillerden dillere dolaşan Vodafone, peki başarısızlığı kime karşı? Türkiye’nin en iyi GSM operatörüne karşı kendini Dünya GSM Lideri olarak tanıtan Vodafone neden başarısız olarak anılıyor? Nedeni hikayede geçtiği gibi bu ülkede Turkcell’in sözü geçer
Tabi ekstra nedenler de yok değil. Ama başarısız bir operasyonun temel nedeni olarak Türkiye sınırları içerisinde “ben Dünya’nın en iyisiyim” diye haykırmanın işe yaramadığını vurgulamak istiyorum.
Şimdiye kadar gördüğümüz kısım dünya çapındaki markaların, ülke ofis yönetimlerine yönelikti. Birde işin “community marketing” tarafı var ki; orası tam bir içler acısı! Şöyle bir bakalım dünyada “community marketing” yapıp yerel bazda çuvallayan projeler neler?
Club NOKIA, My Vodafone, Club VAIO… Bunların hikayesine tek tek girmeyeceğim ama kısaca baktığımızda Club NOKIA’nın ülkemizde ne kadar aktif olduğu, daha doğrusu hiç olmadığını görmek mümkün. Bunun yanında My Vodafone kişisel hat hizmetleri dışına çıkamazken; rakibi turkcell ard arda gnctrkcll yada gncplay yerel community marketing projelerini hayata geçiriyor.
SONY Club VAIO ise 8 senelik hayatında SONY VAIO kullanıcılarını 3 sene önceye kadar sadece ingilizce, almanca ve fransızca biraraya getiriyordu. Toplam 27 ülkede satışı yapılan bir ürün için büyük facia. Neyse ki şu an benim girişimlerim ile Türkiye’nin yönetiminde bulunduğum 27 farklı dilde Club VAIO mevcut ve yerel stratejilerini çizdiğim bu topluluk Türkiye’nin örnek ülke olması ile 26 ülkeye yerel community marketing dersi veriyor. Bu hikayenin detaylarını da bu hikaye ile ilgili röportaj yaparak webrazzide yer veren Hasan Başustanın yazısından okuyabilirsiniz… Buraya Tıklayın
Bu markaların dışında aklıma gelmeyen bir çok dünya çapında markanın yerel “community marketing” stratejilerine rastlamak mümkün!
Yanlış örnekleri görünce aklıma gelen ilk soru şu oluyor, acaba Dünya’nın diğer ucundan farklı ülkeleri görmek ve anlamak bu kadar mı zor? Ya da pazarlama faaliyetlerinin yürütüldüğü ülkede markaların emanet edildiği eller doğru kişiler mi?
Yerel stratejiler konusunda takdir ettiğim dünya markalarından biri Coca-Cola’dır. Ramazan bayramımızdan milli maçımıza, aile kavramımızdan misafirperverliğimize kadar bir çok yerel doneyi kullanarak hazırladığı reklamlar ve projeler bizleri daima kalbimizden vurmuştur. Aynı şekilde “GOOGLE” örneği bir dünya markası olarak ülkemizdeki tüm özel günleri bizden önce hatırlayarak bütün dünyaya bizi küçücük bir logo ile tanıtıyor olması, Türkiye pazarına gösterdiği önemi vurguluyor.
Eğer Dünya çapında sükse yaratmış markalar, Türkiye veya herhangi bir ülkede pazarlama stratejilerinden, community projelerine kadar başarılı olmak istiyorsa; herşeyden önce geldiği ülkede Dünya’nın en iyisi değil, o ülkenin en iyisi olduğunu ispatlaması gerekiyor!
Uluslararası Markalar, yerel pazarlardan Dünya markası çıktığını unutup, Dünya markası olduktan sonra bir kaç yerel pazara odaklanıp diğer yerel pazarları hiçe sayarlar ise; Dünya markası değil odaklandıkları yerelin lideri olarak kalacaklar ve “Dünya markasıyız” diye kendilerini avutmaya devam edeceklerdir…
Konfor Nasıl Pazarlanır? Kod Adı: Comfydesk
14 Tem
İnsanoğlu yüzyıllardır konforu hayatının her alanında görmek ve yaşamak istemiştir. Konforun son kullanıcı tarafında yaratılması için verilen emek ile ortaya çıkan ürün ya da hizmetin pazarlama faaliyetleri ise bir o kadar zor oluyor. Konfor herkesin yaşamak istediği bir durum olsa da lüks olarak algılanmasının önüne geçilemediği için pazarlanmasıda bir o kadar zor bir alan olarak pazarlama dünyasındaki yerini koruyor bence…
Bu günden 7 ay önce “Laptop’tan Sonraki En İyi İcat” sloganı ile bebek bir marka olan “Comfydesk’in” Pazarlama faaliyetleri başta olmak üzere Online stratejilerini ve Marka danışmanlığını üstlenmeye başladım. Ürün, konfor ve sağlığın birleşiminden oluşan, teknoloji odaklı, dizüstü bilgisayar kullanıcısını hedef alan bir pazara hitap ediyordu.
Sizlere 6 ay içerisinde pazarda hem nasıl bir marka yarattığımızı, hem de nasıl bir strateji sonrasında insanların konforu satın aldığını kısaca anlatacağım…
Öncelikle Comfydesk’i tanıyalım;
Comfydesk, 2008 yılının şubat ayında temelleri atılan, girişimci bir dizüstü bilgisayar kullanıcısının, konforlu bir şekilde nasıl dizüstü bilgisayar kullanırım? sorusuna cevap vermek üzere araştırdığı ve bu araştırmanın sonucunu üretime geçirdiği ürünün adıdır. Ürün tamamen Dizüstü bilgisayar kullanıcılarını hedef alan, dizüstünde bilgisayar kullanımının sağlığımıza olumsuz yansımalarını engelleyen ve bir çok farklı pozisyonda rahat bir şekilde kullanım sağlayan multifonksiyonel bir sehpadır.
![]()
Peki neden bir notebook kullanıcısı bu ürünü alsın?
Ürünün Marka yönetimini ve pazarlama faaliyetlerini yöneteceğim zaman kendime ilk sorduğum soru bu olmuştu… Bu sorunun cevabının ise yine kullanıcıda saklı olduğunu düşünerek, başta kendim olmak üzere, çevremdeki notebook kullanıcılarından bu soruya yanıtlar aradım ve ortaya çıkan ortak sonuç, “sağlığım ve konforum için bu ürünü alırım oldu”.

Elimde Alimünyum’dan yapılmış, Türkiye’de faydalı ürün patenti almış, özel bir kilit mekanizması olan, notebook kullanımını keyifli bir hale getiren ve bizzat deneyerek bu keyfi yaşadığım ama fiyat konusunda Türkiye’deki standartları zorlayan, bir ürün vardı.
Ürünün tek başına fotoğraflarının çekilmesinin hiçbir albenisi olmayacağını düşünerek profesyonel bir prodüksiyon hazırladık. Ürünün tüm kullanım alanlarını hem erkek hem bayan tarafında, en sade ama şık şekliyle göstermeyi başardığımıza inanıyorum. Bu prodüksiyon tüm pazarlama faaliyetlerimizin temel direği olan görselliğin can suyu olacaktı.
Pazarlamaya online tarafta profesyonel bir şekilde başlamalıydık, çünkü “biz kendi ürünümüzü en iyi şekilde satarsak, bizim ürünümüzü herkes satmak isteyecekti…
İlk iş olarak, online pazarlama faaliyetlerinin omurgası olan eski ve basit bir form ile basit görsellerin kullanıldığı web sitemizi baştan aşağı yeniledik… Bu konuda her türlü profesyonel desteği sunan Design Fabrika ekibine buardan teşekkür etmek istiyorum. Göstermiş oldukları titiz çalışma sonucunda ortaya hem görsel hem de kodlama açısından çok temiz bir iş çıktı.
Tabi görsellik sadece internette olmaz diyerek, bu konsepti ve dizaynı kutularımıza da yansıtarak yeni kutu tasarımlarımızı oluşturduk. Bu bütün tasarım hem web sitemizde hem de kutularımızda olduğu için müşterilerimiz kaliteyi her anlamda yaşamış oluyordu. Kutu tasarımında da Design Fabrika’ya göstermiş olduğu özveri için tekrar teşekkürler.
Web sitemizin yapımı ardından, hedef kitlemizin dolaştığı online mecraada, nokta atışı “google addwords” ve “facebook” reklam seçeneklerini kullanarak hızlı bir çıkış yakaladık. Bu süreç içerisinde doğru bütçeler ile her an her yerde hedef kitlemizin bizi görmesini sağlıyorduk!
Bu süreç devam ederken sadece iyi bir web sitesinin ya da işe yarayan bir ürün olmanın yetmeyeceğini bilerek, bunun basın ve makaleler ile desteklenmesini sağladık. Teknoloji yazarları başta olmak üzere basından yaptığımız seçimler ile ürünü incelemelere gönderdik. Sektöre yön veren online ve basılı yayın kuruluşlarından bu incelemeler sonucunda aldığımız “Editörün Seçimi” ve “bu ürün gerçekten insana konfor sağlarken sağlığnı koruyor” cümlelerine sitemizde yer verdik.
Basında Comfydesk’i görmek için tıklayınız

İşte oluyordu!
İhtiyaca yönelik tasarlanmış, konfor ve sağlığı bir arada barındıran bir ürün + Doğru konumlandırılmış ve tasarlanmış bir web sayfası + %100 güvenilir Garanti bankası E- ticaret uygulaması + Hızlı ve Güvenilir Kargolama + Müşteri memnuniyeti adına 2 Yıl boyunca her türlü sorunda birebir değişim garantisi + Farklı isimlerdeki güvenilir basın sonuçları = başarılı online ticaretimizin temellerini oluşturdu.

Bunun yanında başından beri sağlık konusuna ve konfora vurgu yaparken bu konuda uzman birilerinden onay almak doğru olur düşüncesiyle, Türkiye’nin en büyük araştırma hastanelerinden biri olan “İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden” Gür Ustaoğlu 2. Ortopedi bölüm başkanından, ürünümüzü inceleyerek görüşlerini tarafsız bir şekilde bizlere belirtmesini istedik. Böylece bu görüşleri kullanıcılarımızla ve ihtiyacı olanlar ile paylaşabilecektik. Aşağıda bizlere göndermiş olduğu görüşleri birebir yer almaktadır.

İlgililerin dikkatine;
Günümüzün vazgeçilmez rahatlıklarından biri olan dizüstü bilgisayarlar, hayatımızın her alanına girmiş durumdalar. Kullanım şekline bağlı olarak, zamanla oluşan sağlık problemlerine karşılık üretilen Comfydesk Notebook Sehpasını, faydalı buluyorum. Başlıca nedenleri arasında konfor, sağlık ve ergonomi için geliştirilmiş olması bulunuyor. Özellikle sırt ve belde oluşan ortopedik postüral bozukluklar oturma şekillerine bağlı olarak gelişen ve gelecekte ağrıların, bedenimiz için çok farklı sağlık sorunlarını tetiklemesi kaçınılmazdır. Bu noktada Comfydesk Notebook Sehpası ile Dizüstü Bilgisayarımızı kullanırken, bel ve sırt ağrılarının oluşmasını engellemek için kullanılmasını tavsiye ederim. Bu konuda ürünü deneyerek aldığım pozitif deneyimlerimi uzman biri olarak paylaşmaktan memnuniyet duyarım.
Teşekkürler.
Op.Dr. Recep Gür USTAOĞLU
TCSB. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği

Peki bunun ardından ne yapmalıydık diye düşündüğümde , kendi e-ticaretimizi oluşturuyor olmamız farklı alanlara açılmamızı engelleyecek miydi? Tabi ki hayır…
Hemen bu başarılı satış grafiğini, bayilik sistemi ile pekiştirdik, şu an bir çok farklı teknomarket ve alışveriş merkezi başta olmak üzere kendi bayii yapılanmamızı her geçen gün büyüterek devam ettiriyoruz.
Bunun yanında kendi online satış başarımızı yakalamamızın getirdiği güven ile farklı e-ticaret siteleride ürünün satışını üstlenmek istiyorlardı, bunun en açık nedenlerinden biri, doğru ve güvenilir ürünü, kullanıcısına ulaştırma isteğiydi.
Bu süreç içersinde MİGROS – SONY SHOP – ARENA BİLGİSAYAR – ELECTRO WORLD – HEPSİ BURADA – NEZİH KİTAPEVİ gibi markaların bizimle çalışmayı tercih etmesi de Comfydesk markamıza ayrı bir değer kattı.
Eğer biz baştan en ufak bir hata yapsaydık, başarı asla bu markanın yanında olamayacaktı diye düşünmüyor değilim…
Konfor ve sağlık sunan, zaruri ihtiyaçlardan sonra gelebilecek bir ürün;
Dürüst iletişim + Güvenilir Elektronik Ortam + Test edilerek onaylanmış kalite ve işe yararlılık ile başarısını sürdürmeye devam edeceğini düşünüyoruz.
Halen Marka danışmanlığını ve pazarlama stratejilerini yürüttüğüm Comfydesk markası için yapacak o kadar çok şey var ki… Comfydesk markası hakkında önümüzdeki günlerde sizlerle yeni gelişmeleri paylaşmaktan memnuniyet duyacağım.
Konfor ve sağlığın bir arada sunulduğu, pazarlama noktasında çok kritik noktaların yer aldığı bu serüveni sizlerle paylaşmaktan ve bu serüvenin yol haritasını çıkaranlardan biri olmaktan memnuniyet duyuyorum. Ayrıca Turan Poturna’ya bu güzel fikri hayata geçirirken fikirlerime, stratejilerime güvenerek ticari süreçlerine beni de ortak ettikleri için teşekkür etmek istiyorum…
Bir başka markada başka bir serüvende tekrar görüşmek üzere….
Pazarlamak mı, Satmak mı?
24 Kas

Müşteri ve öğrencilerin sık sordukları sorulardan biri şöyle: “Pazarlama fikirleri topluyorum… Bir çekmece dolusu fikrim var! Ayrıca, bir yığın güçlü müşteri adayı biriktirdim. Sürekli göz önünde olmanın önem taşıdığını biliyorum. Bu yüzden, ilişki geliştirmek için çabalıyorum. Ama bu sefer de elimdeki isim sayısı artıyor. Bütün bunları nasıl önceliklendiririm?”



