Gittim, Gördüm, Geldim
Bu koca dünya da ve güzel ülkemizde ayak bastığım yerleri sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarım…
Hayatınızın her anının bi kadeh kırmızı keyfinde ve sevdiğinizle geçmesi dileğiyle…
4 Haz
Geçtiğimiz gece, eşimle tanışma yıl dönümü sebebi ile sürpriz bir yemek planı yaptım. Şimdiye kadar tüm sürprizlerimi bozan sevgilim, bu sürprizi bozamadı
Oldukça keyifli bir akşamdı. Hava harika, mekan harika, Buzbağ şarabı enfesti… Karşımda biricik eşim… İş yoğunluğuna bi gecelik mola!
Servis ve mekandan o kadar memnun kaldık ki; Göztepe Köşebaşı Restaurant’a özenli ve ilgili servisi ve leziz menüleri için buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Yolunuz düşerse; mutlaka Şaşlık Kebabı’nı tadmanızı öneririm. Fakat bu kez bir değişiklik yapıp kebabı şarapla deneyin. Ben uyumuna hayran kaldım. Bu arada; Buzbağ Rezerv Şaraplarındaki kampanya ciddi anlamda memnun edici. Biz geceyi iki kadeh ile noktalarız derken; “bir kadeh Buzbağ Rezerv alana bir kadeh de bizden” Kampanyası gecemize ayrı bir keyif kattı. Hoş; biz kadehi geçip sişeye geçtik
Fakat bir sişe Buzbağ Rezerv alana da bir sişe verilince; onu gelecek yıldönümümüze saklamayı uygun bulduk.
Şarap severlere bunu da not düşmüş olalım. Kaçırmasınlar.
Hayatınızın her anının bi kadeh kırmızı keyfinde ve sevdiğinizle geçmesi dileği ile
İzmir Ekonomi Üniversitesi – Sosyal Medya Workshop
16 May
İzmir başka bir şehir, başka bir güzelliği var. Hele o kordonda gün batımının! İstanbul’da da deniz var, gün batımı var evet çok güzel ama İzmir’de sanki bir başka batıyor aynı güneş
Geçtiğimiz perşembe 13 Mayısta İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin davetlisi olarak İzmir’e gitme fırsatı yakaladım. Kısa bir ziyaret olacaktı, Sabiha Gökçen Havalimanından sabah 09:55 uçağıyla İzmir, sonrasında 14:30 – 17:30 Halkla İlişkiler bölümünün iletişim dersine “Sosyal Medya” konulu konuk hoca olarak girecek, ardından 20:55 uçağıyla İstanbula geri dönecektim. Bu plana sadık kaldım ama arada 1 saat olsa da kordona gitmeyi ihmal etmedim
Gayet keyifli pırıl pırıl bir İstanbul sabahından rahat bir uçuş ile İzmir’e ulaştım. Havalimanında beni karşılayan Erdal Erdoğdu
büyük bir incelik ile havalimanından günlük tüm programımda bana yardımcı olmayı ihmal etmedi. Ayrıca bu organizasyonu planlayan kişiolarak beni İzmir’e davet etmesinden dolayı tüm içtenliğimle teşekkür ediyorum.
Havalimanından okula geçtikten sonra İzmir Ekonomi Üniversitesi iletişim fakültesi halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümü öğretim görevlisi Selin Türkel’in odasına geçtik. Selin hanımda Erdal Erdoğdu kadar bu ziyaretten çok memnundu. Tanışma faslının ardından hep birlikte yemeğe geçtik ardından okulun bahçesinde keyifli bir sohbet eşliğinde kahvelerimizi yudumladık.
Derse katılacak öğrenciler iletişim fakültesi öğrencileriydi ve onlara anlatacağım konu aslında mezun olduklarında karşılaşacakları yeni medyanın ta kendisiydi. Bu yeni medya hem markaları hem son kullanıcıyı hemde iletişim profesyonellerinin tüm anlayışlarını yeniden şekillendiriyordu.
Derse katılım çok iyiydi bu nedenle mutlu olduğumu ifade etmek isterim, tamamen dolu bir dersliğe bu konuyu anlatmak üstelik interaktif bir şekilde can alıcı sorular ile 3 saat geçirmek mutluluğuma ayrıca bir keyif kattı.
Konuştuğumuz konuların başlıkları şu şekildeydi;
Öğrencilerden gelen önemli soruların başında dijital dünya’da markanın ve kişilerin hukuki haklarının sınırı, içinde bulunduğu durum geliyordu.
3 Saati tamamladığımızda öğrenciler, şu an ders olarak okudukları iletişim prensipleri ve halkla ilişkilerin, aslında gelecekte nasıl şekil değiştireceğini görmeleri açısından faydalı olduğunu dile getirdiler. Soru cevap şeklinde ilerleyen ders bir çok kritik soru cevap ile noktalandı.
Selin Hanımın’da bir sonraki sene düzenleyecekleri bir iletişim konferansına beni davet etmesiyle dersi kapattık. Toplu fotoğrafımızı çektik
Henüz üniversitelerin iletişim fakültelerinin halkla ilişkiler veya medya bölümlerinde Yeni medya çok zayıf işlenir durumda bazı üniversitelerde ise hiç işlenmiyor. Bu nedenle bu tarz workshoplar hem öğrenciler hemde okulun vizyonu açısından büyük yarar sağlıyor. Bu vizyonu ve keyfi paylaşan İzmir Ekonomi Üniversitesi yetkililerine Erdal Erdoğdu ve Selin hanıma teşekkür ediyor tekrar görüşmek dileğiyle diyorum.
Kısa sürelide olsa Kordon’u ihmal etmediğimi söylemiştim kordondan hem gün batımı hemde keyifli 1-2 kareyide sizlerle paylaşarak yazımı sonlandırıyorum.
Yaptığım sunumu isteyen öğrencilerin benimle iletişimi geçmelerini rica ediyorum kendilerine mail ile gönderebilirim.
Bana ulaşmak için ercumentbuyuksener [at] gmail.com
eyvah eyvah…
1 Mar

Uzun zamandır sinemada türk filmi izlememiştim. Geçen akşam BKM sosyal medya yönetiminin davetine eşimle birlikte katılarak Ata Demirer’in “eyvah eyvah” filmini BKM salonunda izledik. Film baştan sona sempatik çanakkaleli Hüseyin Badem’in hikayesini anlatıyordu. Filmi izledikçe ve güldükçe anladımki biz Türk halkı olarak kendimize ve başımıza gelenlere gülmeyi seviyoruz

Demet Akbağ her zaman ki gibi oyunculuğuyla göz dolduruyor, Ata Demirer ise oynadığı karakterin hakkını veriyordu. Filmden çıktıktan sonra büyük bir etki bırakmıyor üzerinizde ama keyifli 2 saat geçirmenizi rahatlıkla sağlayabilir. Ancak bu keyif espri anlayışının basit bir düzeyde olmasına bağlı eğer bu seviyeyi yüksek tutarsanız film sizi pek güldürmeyebilir.
Ayrıca dikkatimi çeken bir başka konu ise komedyenlerin kendi yarattıkları tiplemeler üzerinden sinema filmi çevirme olayı. Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik tiplemesinin ardından Eyvah Eyvah bende daha düzeyli ve sempatik bir Recep İvedik filmi izlenimi yarattı. Bu akım başka hangi komedyenleri etkiler bilemiyorum ancak bu filmin kötü olduğu anlamını taşımıyor sadece görüşüme yer vermek istedim.
Çok yakında yayına girecek “Çok Filim Hareketler Bunlar” filmini de merakla bekliyoruz. Eyvah Eyvah başlamadan önce izlediğimiz tanıtım filmi gayet komik ve oyuncuların performansı ile süslenmişti. 2 Saat zihnimizi boşaltıp gülümsememize neden olan eyvah eyvah ekibine, BKM oyuncularına ve sosyal medya yönetimine teşekkür ediyoruz.














