Gittim, Gördüm, Geldim
Bu koca dünya da ve güzel ülkemizde ayak bastığım yerleri sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarım…
2009 Liderler Konferansı İzlenimlerim…
17 Eki
Bugün Turkcell – İŞTCell in sponsorluğunda düzenlenen 2009 Liderler konferansına davetliydim. Mekan olarak Çırağan Sarayı seçilmişti. Türkiye’ye yön veren markaların liderleri ve üst düzey yöneticilerinin orda olmasının mekan seçiminde büyük rol oynadığı gözden kaçmıyordu
Konferansın açılışında henüz 8 yaşındaki küçük kemancı Elif Ece Canseve’yi dinleyerek güzel bir giriş yaptık. Sonrası ise yazının devamında….

Turkcell İletişim ajansına nazik daveti için teşekkür ederek nasıl zaman geçirdiğimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Konferans 2 bölümden oluştu ve konuşmacı ‘Modern Rekabet Stratejileri’ oluşturma konusunda dünyanın en önemli otoritesi olarak kabul edilen, dünyanın önde gelen şirketlerine strateji danışmanlığı yapan Harvard Business School profesörlerinden Michael E. Porter’dı. Kendisini dinlemek büyük keyifti diyebilirim. Özellikle Amerikadan Türkiye’yi bu kadar iyi okuyabilen birini dinlemek keyif vericiydi. Sunumdaki Türkiye ile ilgili pek iç açıcı olmayan rakamlar her ne kadar yüzümüzü düşürse de; geleceğe dair Türkiye için ön görülenleri dinlemek işin güzel tarafıydı.

Türkiye’nin çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten Porter ilk sunumunda “Türk Liderlere Çıkarımlar” başlığı altında strateji üretmenin ana kurallarını, rekabetçi yaklaşımı belirlemek ve geliştirmek için yapılması gerekenleri, rekabette liderlerin rolünü ve ekonomik krizde belirlenebilecek stratejileri anlattı.
Konferansın ikinci bölümünde ise Türkiye’nin ekonomik stratejisi ve iş dünyasının rolü mercek altına alındı. Prof. Porter, ulusal rekabetin belirleyicilerini açıkladığı konuşmasında Türkiye’nin pozisyonunu değerlendirdi ve Türkiye için aksiyon planı önerilerini açıkladı. Porter, konuşmasında ekonomik gelişmede özel sektörün önemine de vurgu yaptı.
Sunumdan sonra Çırağan Sarayında sektörün önde gelen iş adamları ile güzel bir yemek eşliğinde sohbet etme imkanı yakalamak da bu konferansın en keyifli anlarından biriydi. INTEL Türkiye Ortadoğu ve Afrika Satış Müdürü Ege Bey ile Notebook, Netbooklar’ın Türkiye pazarındaki durumu ve yeni projeler hakkında sohbet etme imkanı yakaladım. Turkcell Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Koray Bey ile ayaküstü keyifli bir sohbet yapmak da ayrıca güzeldi. Daha bir çok yöneticinin katılımıyla oldukça verimli bir konferansı geride bıraktık.

Konferansın sonunda Micheal PORTER’ın kitabı olan Rekabet Stratejisi ise; günün anlam ve önemini bir ömür boyu hatırlatacak güzel bir hediyeydi. Bu nazik düşünce için de tekrar teşekkürler.
Micheal PORTER’ın sunumu esnasında kurduğu cümlelerden aklımda kalanları sizlerle paylaşmak istiyorum;
Türkiye konumu itibariyle fırsatlar ülkesi ancak çok az Türk firması bundan yararlanmış durumda…
En iyi firma diye birşey yoktur, kime hangi hizmeti verdiğiniz ve nasıl verdiğiniz önemlidir!
En iyi değil, eşsiz olmak gerekir. Bu da pazarın genişletilmesine bağlıdır…
Hedef ve Eylem Stratejinin sadece parçasıdır.
Stratejinin en önemli parçası mali yönetim, sermayenin getirisidir…
Pazar Payı tek başına hiçbirşeydir, karlılık herşeydir ! Büyük olmak değil; karlı olmak gerekiyor…
Kurumsal Stratejinin basamakları 2 ye ayrılır; Rekabetçilik ve Prensipleri
Sürdürülebilir karlılık için pozisyonunuzu belirlemeyi ihmal etmeyin !
Yöneticilerin anlayamadığı en önemli konu olumlu rekabet yaratmak !
Büyük müşterilerle çalışmak, büyük dayağı göze almaktır…
Kurumsal konumlandırma şunu anlamakla başlar; seçimleriniz ve stratejileriniz sizi nasıl karlı hale getirecek?
Ya yüksek fiyatla satacaksınız ya da düşük maliyetle üreteceksiniz!
Bir başka stratejik prensip operasyonel olarak etkili olmak! İşi iyi yürütmek, en iyi uygulamaları bir araya getirmek, zincirin tüm halkalarını (yönetim kademelerine hakimiyet) öğrenmek, …
Kendinize şu 3 soruyu sorun ! Hangi ihtiyacı karşılıyorsunuz? Kaça Satmayı Düşünüyorsunuz? Hangi Kullanıcıya satacaksınız? Bu soruların altını stratejik prensipler ile doldurun…!
IKEA’dan nefret ediyorum ama kızım sürekli IKEA’aya gidiyor. Çünkü evinin tüm eşya ihtiyaçlarını oradan karşılıyor. Peki soru şu; IKEA dünyanın en iyi mobilya firması mı? Hayır. Sorunun cevabı; taklit edilemeyecek bir hizmet veriyor olmaları!
Başarılı bir şirket kurmak istiyorsak tek bir formül yoktur ve her şirketin kendine özgü bir yapısı olmalı.. Benzersizlik budur…
Ürününüzü taklit edebilirler, ama stratejilerinizi asla… Stratejiyi taklit etmek kötü bir fikirdir…
Başarılı şirketlere zarar veren rakipleri ya da teknoloji değildir, yanlış istikamete gitmektir!
Strateji sadece lider tarafından sunulabilir, alt kademeler sadece fikir beyan edebilir…Strateji hepbirlikte belirlenmez!
Liderin yapması gereken, stratejinin disiplinini tesis etmektir!
2. Sunum Türkiye!
2001 yılını Türkiye’nin dönüm noktası olarak görüyorum. O günden bu yana olanlar, olacakların küçük bir kısmı…
Son 6-7 yılda hızlı büyüme gösterse de, Türkiye bölgede ortalama bir yerlerde… İşsizlik performansı ve gayri safi milli hasıla etkileyici konular… Heyecan verici bir düzey henüz yok ama yolda…
Sermaye yatırımı Türkiye için en önemli konu ve buna dikkat çekilmeli…
Yabancı sermaye, yeni istihdam, yeni imkanlar, yeni teknoloji demek….
İnovatif üretim ve İnovatif Kapasitede Türkiye varla yok arasında…
Ekonominizi bir sonraki aşamaya götürmek istiyorsanız, atlama yapmak istiyorsanız; herşeyi devletten beklememelisiniz. Özel sektör katılımda bulunmalı…Yeni ve inovatif fikirlere ihtiyacınız var..
Gerçekten başarılı bir ülke olmak için core prensiplere ihtiyacınız var. Tartışılmayacak prensipler! Özellikle ekonomik alanda…
Yaşam standardı verimli olmayı, verimli olmak bir ülkenin kaderini değiştirebilir… Vatandaşlarınızın yaşam standardını arttıracak herşey yapılmalı…
Doğal kaynaklarımız, lokasyonumuz verimlilik için en önemli varlıklarımız. Genç nüfus ve eğitimin düzeyi bu doğal kaynak ve lokasyon şansı ile birleştiğinde Türkiye bir yıldız olacaktır…
Türkiye’nin işbirlikçi organizasyonları, üretim yatırımına önem vermesi bu süreçte özel sektörün başarı hikayeleri yazarken; devletin süreçleri kolaylaştırması gerekmektedir.
Türkiyenin büyük bir coğrafyaya yayılıyor olması yerel ve ulusal stratejilerin bir arada uyum içinde yürütülmesi noktasında önem taşımaktadır.
Modern ekonomik gelişme süreci için öncelikler sekansı oluşturulmalı..
Sunumun sonunda kendimize sormamız gereken soru şudur…!
Bizim yatırımcı olarak Dünyaya ve Ülkemize sunduğumuz Değer Nedir?
ve buna HAZIR MIYIZ?
Turkcell 3G’yi merak ediyorduk…
3 Tem
Dün akşam Turkcell Kurumsal İletişim Turkcell Plaza’da Bloggerlara, güzel bir ikram ve davet ile Türkiye’nin geleceğe açılan kapısı olarak nitelendirilen, 3G mobil genişbant teknolojisiyle ilgili ürün ve hizmetlerini test etme imkanı tanıdı. Bu güzel geceden aklımda muhteşem istanbul manzarası, güzel sohbetler ve Notebook üzerinden 3G teknolojisi ile saniyede 540Kb download kaldı. Tabiki gece bu kadardan ibaret değildi, bizi bu geceye davet eden Mese İletişim danışmanlığı ile Turkcell Kurumsal iletişim departmanı çalışanlarından aldığımız 3G hakkındaki bilgiler ve bu konudaki heyecanları görülmeye değerdi.

Özellikle Notebook ve Netbook ürünlerinin satış rakamlarındaki artış bu ürünlere yeni özelliklerin eklenmesinide beraberinde getirdi. Yeni netbookların üzerinde gelen simkart yuvası ile birlikte 3G teknolojisinin dizüstü bilgisayarımızda da rahat bir şekilde entegre olabileceğini görüyoruz. Tabi ki bunu gören Turkcell yetkilileride dün gece özellikle Netbooklar üzerinde 3G şov yapmayı ihmal etmemişlerdi. Yaptığımız hız testleri sonucunda saniyede ortalama 500Kb hızı görerek wireless olmayan bir ortamda da bu hızın gerçek olduğuna şahitlik ettik. Tabiki bu hız göstergesinde Turkcell binasında olmamız ve baz istasyonunun hemen yanıbaşımızda olmasının büyük etkileride var, ortamda başka cihazlarında bu teknolojiyi kullanmıyor olması bant genişliğini tamamen bizim sömürdüğümüz manasınada geldiğini unutmamak lazım. Uygulama 30 Temmuzda hayata geçiyor sokaklara bahsettiğimiz hızın ne kadarı yansır onu 3G uygulaması hayata geçtiğinde göreceğiz.
Bu teknolojinin hayatımıza yansımalarını düşününce, bir çoğumuzun dizüstü bilgisayarını kapattıktan sonra online ortamda çok küçük data aktarımları ile var olabildiğini biliyoruz ancak 3G’den sonra anlaşılan kullanım alışkanlıklarımızda ciddi bir değişiklik bizleri bekliyor olacak. Dİzüstü bilgisayarımızda internetten izlediğimiz bir videoya 3G uyumlu cep telefonumuzdan devam edebileceğiz.

Globe Surfer II modeli kablosuz router

Tabi işin birde servisler boyutu varki bu bence en önemlisi diyebilirim. Eski bağlantımızı düşündüğümüzde şu anki kullandığımız haber servisi, bilgi servisleri yerini çok daha dinamik 3G servislerine bırakacağından eminim. live video stream ile görüntülü konuşma bu servislerin başında geliyor bence. Bunun yanında telefonumuz üzerinden böyle bir hız ile yapılabilecekleri siz hayal edin.
Turkcell 3G teknolojisini 30 Temmuzda 81 ilde tüm ülkede aynı anda uygulamaya başlayacak. Turkcell’in 3G ile ilgili yaptığı yatırımlar arasında şu anki baz istasyonlarının yanına kurduğu 3G baz istasyonlarınında büyük bir yatırım olduğunu düşünerek çok büyük bir taşın altına ellerini soktuklarını itiraf etmek gerekir. Umarım bu taşın altından bu büyük yatırım nedeniyle yüksek meblağlar son kullanıcıya yansıtılmaz diye içimden geçiriyorum bunu eylül-ekim faturalarımızda göreceğiz
Yazıma son verirken, Turkcell Kurumsal İletişim Departmanına, özellikle Serhat Ayan’a ve bu nazik daveti bizlere ulaştıran Mese İletişimden Alp Solak ile takım arkadaşlarına tekrar teşekkür etmek istiyorum. Bu özel davetin, sadece Turkcell’in 3G teknolojisi için değil, aynı zamanda Turkcell’in internet dünyasına yeni bakış açısını yansıtan bir davet olduğunuda belirterek Turkcell ile yüksek hızda bağlanın hayata diyorum.



